ABD-Türkiye ilişkileri: F-35 krizinin üstüne Kıbrıs gerilimi mi geliyor?

By
p
Article Summary
Senato Dış İlişkiler Komitesi’nden bir grup üye, ABD’nin Kıbrıs’a uyguladığı silah ambargosunu kaldırtmak için harekete geçti. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Türkiye’ye yönelik eleştirilerin giderek arttığı Kongre’de, ABD’nin Kıbrıs ihtilafına yönelik politikasında değişiklik öngören ve zaten gergin olan ikili ilişkilere yeni bir gerilim unsuru ekleyebilecek bir yasa tasarısı sunuldu.

Senato Dış İlişkiler Komitesi’nin en kıdemli Demokrat üyesi olan Bob Menendez Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio ile el ele vererek Doğu Akdeniz Güvenlik ve Ortaklık Yasası adıyla bu hafta yeni bir tasarı sundu. Kıbrıs’a yıllardır uygulanan silah ambargosunun kaldırılmasını öngören tasarı, Donald Trump yönetimine de Kıbrıs (Güney Kıbrıs), Yunanistan ve İsrail arasındaki enerji işbirliği anlaşmalarına katılma yetkisi veriyor.

Menendez Al-Monitor’a yaptığı açıklamada şöyle dedi: “Kıbrıs AB’nin üyesidir, Yunanistan AB’nin üyesidir. Bizimle aynı değerleri paylaşan, aynı eksende olan ülkelerle Doğu Akdeniz’de yeni bir güvenlik mimarisinden bahsediyoruz sadece. Kimse bunu tehdit olarak görmemeli.”

Ancak NATO müttefiki Türkiye’nin Menendez tarafından önerilen enerji güvenliği çerçevesini olumlu karşılaması pek olası değil.

Menendez’e göre Avrupa’nın Rusya’ya olan enerji bağımlılığı, ABD’nin Kıbrıs’la enerji işbirliğini artırmasını gerekli kılıyor. Ancak bölgedeki petrol ve gaz rezervleri üzerinde Kuzey Kıbrıs’ı elinde tutan Türkiye de hak iddia ediyor. Rezervlerin keşfi, Ankara’yla Kıbrıs yönetimi arasındaki gerilimi son yıllarda tırmandırmış durumda. Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu şubattaki açıklamasında Türkiye’nin yakın zamanda Kıbrıs açıklarında sondaja başlayacağını söylemişti.

Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesi ihtilaf konusu olsa da Exxon Mobil ve Qatar Petroleum şirketleri kasımda Kıbrıs yönetimi adına sondaj çalışmalarına başladılar. Çalışmalar, Kıbrıs ve Mısır’ın aralarında bir gaz boru hattının yapımı için anlaşmasından kısa bir süre sonra başladı. Deniz sınırı konusunda İsrail’le ihtilaf yaşayan Lübnan da bu hafta Kıbrıs’la petrol ve gaz aramalarıyla ilgili bir anlaşma üzerinde çalıştığını duyurdu.

Doğu Akdeniz’deki geniş rezervler ve tarihsel rakiplerin çakışan hak iddiaları bölgedeki tansiyonu artırma riski taşıyor. Şubat 2018’de Kıbrıs Türkiye’yi, petrol ve gaz aramaları için yola çıkan bir İtalyan sondaj gemisini engellemekle suçlamıştı.

Menendez’in önerdiği yasa Türkiye’yi ismen zikretmeden Kıbrıs’ın “kendi münhasır ekonomik bölgesinde doğal kaynak arama ve işleme” çabalarına yönelik müdahalelerin ve Yunanistan hava sahasına yönelik ihlallerin Dışişleri Bakanlığı’nca Kongre’ye rapor edilmesini öngörüyor. Ayrıca, Kıbrıs’a 2 milyon dolar, Yunanistan’a da 5 milyon dolar güvenlik yardımı yapılmasına yetki veriyor.

Menendez 15 Nisan-24 Nisan tarihleri arasında hem Kıbrıs’a hem Yunanistan’a gitmeyi planlıyor. Geçtiğimiz ay Kıbrıs Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulides ile görüşen Menendez, Kıbrıs’a 1987’de getirilen silah ambargosunun kaldırılmasına “giderek yaklaşıyoruz” dedi.

Aynı tasarıda Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemlerinin alımını gerçekleştirmesi halinde F-35 savaş uçaklarının Türkiye’ye transferinin yasaklanması öngörülüyor. Rusya’nın S-400’leri kullanarak F-35’leri gözetleyebileceğinden korkan Trump yönetimi, geçen hafta F-35’lerle ilgili teçhizatın Türkiye’ye sevkiyatını askıya aldı.

Menendez bu hafta ayrıca Dış İlişkiler Komitesi’nin Cumhuriyetçi Başkanı James Risch, Cumhuriyetçi Senatör James Inhofe ve Senato Silahlı Hizmetler Komitesi’nin başkanı ve en kıdemli Demokrat üyesi olan Senatör Jack Reed ile beraber New York Times’ta Türkiye’nin S-400 alımını sert bir dille eleştiren bir makale kaleme aldı.

Senatörler yazıda, “Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yapacağı tercih, ülkesinin dünyadaki yeri, ABD’yle ilişkileri ve NATO’daki konumu bakımından önemli sonuçlar doğuracak” ifadesini kullandılar.

Hâlihazırda Yakın Doğu’dan sorumlu dışişleri müsteşar vekili olan ve Trump tarafından Türkiye büyükelçiliğine aday gösterilen David Satterfield de 11 Nisan’daki onay oturumunda Ankara’yı uyarmaktan geri durmadı. Satterfield, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun komitede bir gün önce yaptığı açıklamaya atfen Türkiye’nin S-400’leri almaya yönelerek “F-35 programındaki yerini ciddi riske attığını ve yaptırımlarla karşı karşıya olduğunu” söyledi.

Her iki partiden oluşan bir başka senatör grubu – Cumhuriyetçiler James Lankford ve Thom Tillis ile Demokrat Partili Jeanne Shaheen ve Chris Van Hollen – geçtiğimiz ay Türkiye’ye F-35 yasağı getirilmesini öngören ayrı bir yasa teklifi sunmuştu.

Cumhuriyetçi Senatör Roger Wicker ve Demokrat Senatör Ben Cardin tarafından bu hafta sunulan bir diğer yasa tasarısında ise ABD vatandaşları ve konsolosluk personelinin haksız tutuklamalarında rolü olan üst düzey Türk yetkililerine yaptırım uygulanmasını öngörüyor.

Wicker tasarıyı duyuran açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bugün sunduğumuz düzenleme, Türkiye’nin söz konusu davaları hızla neticelendirip vatandaşlarımızı ve yerel personelimizi serbest bırakması ya da ciddi sonuçlara hazır olması konusunda uyarıda bulunuyor. Türkiye değerli bir NATO üyesidir ve ben onun artık buna uygun davranmasını bekliyorum."

Bryant Harris is Al-Monitor's congressional correspondent. He was previously the White House assistant correspondent for Yomiuri Shimbun, Japan's largest newspaper. He has also written for Foreign Policy, Al Jazeera English and IPS News. Prior to his stint in DC, he spent two years as a US Peace Corps volunteer in Morocco. On Twitter: @brykharris_ALM, Email: bharris@al-monitor.com.

x

The website uses cookies and similar technologies to track browsing behavior for adapting the website to the user, for delivering our services, for market research, and for advertising. Detailed information, including the right to withdraw consent, can be found in our Privacy Policy. To view our Privacy Policy in full, click here. By using our site, you agree to these terms.

Accept