Devrim Muhafızları komutanlarından Tümgeneral Kasım Süleymani’nin 3 Ocak’ta ABD tarafından drone saldırısıyla öldürülmesi, bölge çapında şok dalgaları yarattı. Tahran’ın misilleme için acele etmeyeceğini savunanlar yanıldılar. İran 8 Ocak gecesi Irak’ta ABD güçlerinin kaldığı üslere bir düzineden fazla füze attı. Füzelerin bir kısmı Bağdat’ın batısındaki Ayn El Esad üssünü vururken, bir kısmı da Irak Kürdistanı’nın başkenti Erbil’de bulunan bir üssün yakınındaki açık alana düştü.
Can kaybı olmasa da saldırı Tahran’ın net bir mesajı olarak okundu: Iraklılar ABD’yle ilişkilerini sürdürürlerse cezalandırılabilirler. Nitekim Bağdat’ın ilk tepkisi, ABD güçlerinin ülkeyi terk etmesini istemek oldu. Amerikalıların gitme zamanı geldiğini savunan Şii korosuna geçici Başbakan Adil Abdül Mehdi de katıldı. Iraklı Kürtler ise ABD güçlerini sadece İslam Devleti’ne karşı değil, Bağdat, İran ve potansiyel başka düşmanlara karşı koruyucu olarak görüyorlar.
Safını seçmesi için hem Tahran’dan hem Washington’dan baskı gören Kürtler sıkışmış durumda. Bağdat söylemde İran’ı destekliyor olabilir ama arada kalmak Kürtler kadar merkezi yönetimi de rahatsız ediyor.
Geçtiğimiz günlerde Erbil’e giden Abdül Mehdi, tökezleyen hükümetine Kürtlerden destek almaya çalıştı. Süleymani’nin yanı sıra Haşdi Şabi olarak da bilinen Irak Halk Seferberlik Birlikleri’nin iki numarası Ebu Mehdi El Mühendis’i de hedef alan drone saldırısının ardından hükümet yeniden kitlesel sokak gösterileriyle sarsıldı. Abdül Mehdi Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) Başkanı Neçirvan Barzani ile görüştü. Bağdat’la Erbil arasında petrol ve bütçe gelirlerinin paylaşımı konusunda uzun zamandır süren görüşmelere son dönemde Barzani önayak olmuştu. KBY Başkanı Washington ve Tahran’a da davet edilmiş durumda.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.