Ana içeriğe atla

Müslüman Kardeşler Mısırlı komutanların yargılanması için uluslararası destek arıyor

Müslüman Kardeşler Mısır’da 2013’teki ölümlü protestolarda sorumluluğu olan kıdemli askeri yetkililerin yargılanması ve askeri komutanlara dokunulmazlık tanıyan yasanın iptali için çabalarını hızlandırıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Supporters of the Muslim Brotherhood and ousted Egyptian President Mohamed Mursi take part in a protest against the military and interior ministry in the southern suburb of Maadi, on the outskirts of Cairo November 1, 2013. U.S. Secretary of State John Kerry will visit Egypt a day before deposed Islamist President Mohamed Mursi goes on trial, the next likely flashpoint in the struggle between his Muslim Brotherhood and the army-backed interim government. Several hundred Islamists protested in a few cities o
Müslüman Kardeşler ve Mısır’ın devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi taraftarlarının ordu ve İçişleri Bakanlığı’na karşı Kahire’nin Maadi mahallesinde düzenledikleri bir protesto, 1 Kasım 2013 — REUTERS/Amr Abdallah Dalsh

Mısır’ın yüzlerce gözaltında ölüm ve işkence vakası, ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamalar ve idam cezasıyla kabaran kırık insan hakları karnesine yönelik uluslararası eleştiriler giderek artıyor. Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi iktidarının 2013’te devrilmesinin ardından ülkede yasaklanan Müslüman Kardeşler hareketi şimdilerde aynı yıl öldürülen yüzlerce protestocu adına adalet aramak için Mısır Hükümeti üzerindeki baskıyı artırmaya çalışıyor. Mursi’nin ölümüyle dikkatler bir kez daha ülkede tutukluların maruz kaldıkları muameleye çevrilmiş durumda.

Mısır’daki insan hakları kuruluşlarının açıklamalarına göre, ailesi ve Müslüman Kardeşler, Mursi’nin 17 Haziran’daki duruşma sırasında ölümünden Mısır Hükümeti’ni sorumlu tutuyorlar. Hükümet devrik liderin sağlık durumunu bilerek göz ardı etmek ve Mursi'yi insani olmayan koşullarda hapsetmekle suçlanıyor. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de Mursi’nin ölümüne ve yaklaşık altı yıl süren tutukluluğu sırasında gördüğü tedavinin ayrıntılarına ilişkin bağımsız bir soruşturma çağrısı yaptı.

Ağustos 2013’te Mursi yönetiminin devrilmesini protesto etmek için Rabia El Adeviye meydanında oturma eylemi yapan göstericilere yönelik müdahalede 632 kişi öldürülmüş, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) bundan yaklaşık bir yıl sonra, Mayıs 2014'te, hareketin avukatları tarafından Mısır makamlarının olaylardaki sorumluluğunun araştırılması için yaptığı soruşturma başvurusunu reddetmişti. Hareket yaşananların “insanlığa karşı suç” olduğunu iddia ediyor. Protestolar sırasında El Nahda meydanında da 230 gösterici öldürülmüştü. Müslüman Kardeşler’e göre devlet bunların yanı sıra hareketin liderlerini de kitlesel yargısız infazlarla hedef aldı. Bu isimlerden biri de 2015’te Kahire’de yapılan bir ev baskınında öldürülen Nasır El Hafi. UCM başvuruyu bu tür başvuruların ancak Roma Statüsü’ne taraf devletlerce yapılabileceği gerekçesiyle reddetmişti.

Müslüman Kardeşler ise Mursi’nin devrilmesin ve Rabia El Adaviye katliamında rol oynayan askeri yetkililerin yargılanmasına yönelik çabalarını sürdürüyor. Ne var ki bu çabalar, askeri liderlere dokunulmazlık ve diplomatik statü tanıyan dolayısıyla da yurt içi ve yurt dışında yargılanmalarına engel olan bir yasaya takılıyor. Sisi’nin Temmuz 2018’de onayladığı, “Silahlı Kuvvetlere Mensup Bazı Subayların Durumuna İlişkin Yasa” başlıklı kanun, Haziran 2013-Aralık 2014 tarihleri arasında aktif görev alan bazı kıdemli subaylara dokunulmazlığın yanı sıra mali ve muhtelif ayrıcalıklar tanıyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish