Putin, Erdoğan ve Ruhani arasında güven çemberi genişliyor
Suriye konusunda inisiyatif Astana sürecine geçerken ABD İsrail’le Lübnan arasında yürüttüğü mekik diplomasisini Hizbullah konusunda sınayabilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’den “çıkma” ve ülkedeki 2 bin Amerikan askerini “çok yakında” geri çekme niyetini açıkladığı hafta Rusya, Türkiye ve İran liderleri Suriye’nin geleceğine yön vermek için bir kez daha buluştu.
4 Nisan’da Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleşen toplantı, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Erdoğan’ın altı ay içinde yaptığı ikinci üçlü zirveydi.
Maxim Suchkov bu konuda şöyle yazıyor: “Liderler Suriye’deki gidişatın aralarındaki bu toplantılarla belirlendiği inancını kazandı. Cenevre süreci hâlâ stop etmiş vaziyette, hatta komada bile sayılabilir ve sahadaki koşullar hızla değişiyor. Suriye savaşındaki bu üç taraf, değişimin başlamasını beklemek yerine değişimi bizzat yönlendirmenin kendi avantajlarına olduğunu görüyor.”
Ankara’daki zirvede yapılan açıklama BM destekli Cenevre sürecine usulen atıfta bulunsa da Rusya, Türkiye ve İran’ın ocak 2017’de başlattığı Astana süreci Cenevre’yi gölgede bırakmış durumda. Açıklamada 30 Ocak’ta Soçi’deki Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’nde kararlaştırılan anayasa komitesinin Cenevre sürecine entegre edilmesine destek ifade edildi, ayrıca “alıkonanların, kaçırılanların serbest bırakılması, cenazelerin teslimi ve kayıp şahısların tespiti” amacıyla 15 Mart’ta Astana’da ilk toplantısını yapan çalışma grubu memnuiyetle karşılandı.