Türkiye-İran ticaretinde 2013 yılından bu yana devam eden düşüş trendi 2017 yılında yerini yükselişe bıraktı. Son beş yıllık rakamlar incelendiğinde siyasi ilişkilerin ticareti doğrudan etkilediği görülüyor. Nitekim Türkiye’nin Orta Doğu politikasında Suudi Arabistan’la birlikte hareket ettiği, İran’la görüş ayrılığının derinleştiği yıllarda ticaret hacimleri zayıflarken Suriye’de ortak politikanın geliştirildiği 2017’de ekonomik ilişkiler canlanmaya başladı.
Türkiye-İran ticaret hacmi 2012’de 21,9 milyar dolarla rekor kırdıktan sonra 2013 yılında Amerikan ambargosunun etkisiyle sert bir şekilde gerileyerek 14,5 milyar dolara düştü. 2014 yılında ise 13,7 milyar dolara indi. Ticaretin zayıflaması üzerine yüzlerce üründe gümrük vergisi indirimi yapan Tercihli Ticaret Anlaşması 2015 yılı başında yürürlüğe konuldu. Hedef ticaret hacmini 35 milyar dolara çıkarmaktı. Bu arada İran’a uygulanan ekonomik ambargonun kaldırılmasına karar verildi. Böylece ticareti “patlatma” hedefinin önünde görünürde hiçbir engel kalmamıştı. Ancak olumlu gelişmelere rağmen ticaret hacmi 2015 yılında 9,7 milyar dolara, 2016’da ise 9,6 milyar dolara geriledi.
Bu rakamlar dış politikadaki çatışma alanları temizlenmeden ticaretin gelişemeyeceğini gösterdi. Siyasi ilişkilerin önündeki en büyük engellerden biri Suriye politikasındaki ayrışmaydı. Ancak 2017 yılında Türkiye ABD ile birlikte hareket etmekten vazgeçip Rusya ve İran’la ortak çözüm üretmeye başladı. Türkiye ve İran’ı yakınlaştıran önemli faktörlerden biri de “Suriye’den sonra sıra bize mi geliyor?” kaygısıydı. Türkiye’de “bizi bölecekler” inancı çok yaygın. Dolayısıyla hem iç, hem dış politika bu endişe etrafında şekilleniyor. Dış politikadaki yeni ittifaklar da bu olasılığı bertaraf etmeyi hedefliyor. NATO müttefiki olan birçok ülke Türkiye’de sadece vatandaşlar değil, devlet yöneticileri tarafından da “Türkiye’yi bölme planları yapan dış güçler” olarak görülüyor. Bu yüzden bölgesel ittifakları güçlendirme seçeneğinin yıldızı parlıyor. İran, Irak ve Rusya ile siyasi, askeri ve ticari yakınlaşma Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruma söylemleri “birlikte sıkı duralım, bölünmeyelim, parçalanmayalım” beklentisinden ve sınır bütünlüğünü hedef alan tehditleri bertaraf etme isteğinden kaynaklanıyor.
Bölgesel ittifakları artırma arayışları içerisinde geçen yıl Türkiye ile İran arasında üst düzey ziyaret trafiği yoğunlaştı. Ticarette Amerikan Doları yerine Türk Lirası ve İran Riyali kullanımına karar verildi. Milli paraların dolara çevrilmeden doğrudan birbiriyle değiştirilmesini sağlayan anlaşma geçen yıl ekim ayında iki ülkenin merkez bankaları tarafından imzalanarak yürürlüğe sokuldu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.