ANKARA -- AKP hükümetlerinde en uzun süreyle ekonomiden sorumlu başbakan yardımcılığı yapan Ali Babacan’ın 2014 yılında dile getirdiği uyarı bugün gerçek olma yolunda. Babacan sanayi yatırımlarından para kazanmaya başlamanın beş-altı seneden önce mümkün olmadığını, buna karşılık AVM ya da bir lüks konut projesinin hemen tamamlanıp satılabildiğini dile getirerek, “Biz sadece sanayimizin önünü açmak değil, diğer taraftaki aksaklıkları da gidermek zorundayız ki sermaye ‘oraya mı, buraya mı gideyim’ kararını daha sağlıklı verebilsin. Aksi halde üretmeden çok lüks binalar yapan, taşa toprağa para harcayan bir ekonomi oluyoruz.” demişti.
Bugün gelinen noktada Türkiye’de büyük çaplı bir sanayi yatırımı hâlâ yok. Ama İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük iller başta olmak üzere peş peşe açılan yüzlerce AVM ya ekonomik darboğazda ya da kapanma yolunda.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 18 Eylül’de açıkladığı 2016 Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’nın sonuçlarına göre iki günde bir et, tavuk, balık yiyemeyen; bir hafta bile tatil yapamayan; konutu, evi, arabası ya da bunlara harcayacak parası olmayanları ifade eden “maddi yoksunluk” oranı yüzde 30,3’ten, 32,9’a yükselmiş. Bireylerin yüzde 68’i borçlu durumda, sürekli yoksulluk çekenlerin oranı ise yüzde 14,6.
Türkiye nüfusunun yüzde 14,3’ü yoksulluk sınırının da altında. En yüksek gelire sahip ilk yüzde 20’lik nüfus dilimi toplam gelirin yüzde 47,2’sini alıyor. Gelir dağılımındaki bu çarpıklık, nüfusun neredeyse yarısını harcamalarını kısmaya zorlarken AVM’ler, mağazalar bu tablodan en olumsuz etkilenenlerin başında geliyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.