Büyük başarılar adım adım gelir. En azından son altı yıldır kuzey sınırında süren ve Krallık için beklenmeyen güvenlik, ekonomik zorlukları ve insani zorluklar doğuran çalkantılardan dolayı Ürdün için durum böyle. Nitekim Ürdünlü uzmanlar da ABD, Rusya ve Ürdün arasında imzalanan üçlü anlaşmayı böyle görüyor. Suriye’nin güneyinde ateşkes sağlanması için ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında 7 Temmuz’da Hamburg’da imzalanan anlaşmanın ardından Ürdün de övgüyü hak ediyor.
ABD ile Rusya arasında Amman’ın da katılımıyla Krallık’ın başkentinde mayısta başlayan doğrudan müzakerelerde hedef en azından kısa vadede, Suriye’nin güneyindeki şiddeti sonlandırmak, Ürdün’ün -ve İsrail’in- güvenlik kaygılarını gidermek ve Rusya’nın Suriye rejimine taahhütlerini karşılamaktı.
Ateşkes 9 Temmuz’da yerel saatle öğlen vakti devreye girdi. Golan Tepeleri’ndeki Dara, Kuneytra ile Suveyde’nin geniş, kara lav çöllerinde aylardan sonra ilk kez yeniden sessizlik hâkim oldu. Rejimin Suveyde’deki isyancı bölgelerini bombaladığına dair muhalefetten gelen ancak teyit edilemeyen bilgiler olsa da 24 saatin ardından ateşkes hâlen geçerliliğini koruyordu.
Üçlü anlaşmanın ayrıntıları hâlen net değil. Tarafların hiçbiri konuya ilişkin ayrıntılı bir bilgi vermedi. Londra merkezli El Hayat gazetesinin 8 Temmuz’daki haberinde isimsiz bir ABD kaynağına dayandırılan bilgilere göre Washington-Moskova “anlaşması” Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın iktidarda kalmasını ve İranlı aktörlerin Güney Suriye’den uzak tutulmasını öngörüyor. Habere göre anlaşma, geçerli olduğu bölgelerdeki güvenlik konuları, askeri ve siyasi konular ile sınır güvenliğine ilişkin de önemli ayrıntılar içeriyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.