15 Ocak’ta Türk hükümetinin komşu ülke Suriye’deki insani krize yaklaşımında bir dönüm noktası yaşandı. İki buçuk milyon Suriyeli mültecinin birçoğuna çalışma izni verilmesinin önünü açan yasal düzenlemeler yürürlüğe girdi. Uluslararası insan hakları kuruluşları Ankara’nın adımını memnuniyetle karşılarken, değişiklik henüz Suriyeli mültecilerin yaşam ve çalışma koşullarına yansımış değil.
Ali, İstanbul’un dar gelirli mahallelerinden Zeytinburnu’nda küçük bir merdiven altı işletmede çalışıyor. Köhnemiş bodrumda iki sıra hâlinde dizilmiş 15 Suriyeli dikiş dikiyor. Makinelerin sesi radyodan duyulan Arapça şarkıları bastırıyor.
Ali, hikâyesini Al-Monitor’a anlatırken “20 yıllık matematik öğretmeniyim ama İstanbul’daki Suriye okullarının hiçbiri bana iş vermedi.” diyor. Aslen İdlibli olan Ali, İstanbul’a bir buçuk yıl önce cebinde 6 bin dolarla gelmiş. Öncesinde isyancıların kontrolündeki İdlib’te bir devlet okulunda öğretmenlik yapıyormuş ama mesleği hayati tehlike arz etmeye başlamış. Türkiye’de öğretmen olarak iş bulamayan Ali şimdi haftanın altı günü, günde 11 saat çalışarak ayda bin lira kazanıyor. Bu parayla da 800 lira olan ev kirasını ve 200 lirayı bulan faturaları ödüyor. Ali “Maaş yeterli değil ama hiç yoktan iyidir.” diyor.
Ali’nin 12 ve 14 yaşlarındaki iki oğlu da ailenin geçimi için başka bir merdiven altı işletmede günde 11 saat çalışarak ayda sadece 500’er lira kazanıyor. Ali “Zengin olma derdim yok ama tüm umudumu yitirdim.” diyor ve tüm parasının cebindeki 50 liradan ibaret olduğunu söylüyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.