13 Kasım’da Paris’te yaşanan terör saldırılarının uluslararası toplumun gündemini değiştirmesi Filistin Yönetimi liderliğinde büyük hüsran yaratıyor. Bu saldırılardan önce tüm dikkatler aylarca İran’daydı. Şimdiki odak noktası ise İslam Devleti ve bu uzun bir süre böyle gidecek gibi görünüyor. Filistin liderliğinin ılımlı unsurları uluslararası toplumun ilgisi ancak aşırıcılık ve şiddetle mi çekilir, diye sorguluyor.
Ramallah’taki kıdemli bir El Fetih yetkilisi, pek çok Filistinlinin Arap ülkelerinde yaygın olan Batı karşıtlığını paylaştığını ama İD’e de büyük husumet duyulduğunu söylüyor. İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili şöyle diyor: “Biz İD’in İslam’ı çarpık bir yoruma, dünyanın gözünde bir şiddet yaftasına doğru sürüklediğini düşünüyoruz. İD İslam ve Filistin davası için bir felakettir. Bunlar İslamcı terörle mücadele bahanesiyle işgali sürdürmek isteyen İsrail sağının en iyi yol arkadaşları. Filistin direnişi meşru bir Filistin devleti kurmakla ilgilidir, hilafetle değil.”
Kaynağa göre İD’in uluslararası ilgiyi üstüne toplaması Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın şiddet içermeyen politikalarını da sıkıntıya sokuyor. Filistin Yönetimi’nin pek çok yönetici kadrosu Başkan’a şu soruyu soruyormuş: “Amerika’nın dikkatini çekmek için silahlı mücadeleyi yeniden mi başlatsak acaba?”
El Fetih yetkilisi büyük bir öfkeyle ekliyor: “Biz İD’in ya da başka herhangi bir köktendinci hareketin bizi kullanmasına izin vermeyiz. Filistin’in bağımsızlığı ve Kudüs onların davaları değil.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.