Başbakan Benjamin Netanyahu Akka’da 1 Aralık’ta katıldığı bir etkinlikte şöyle konuştu: “Suriye’nin bize karşı bir cepheye dönüşmesini (…) ve özellikle Suriye’den Lübnan’a öldürücü silah naklini önlemek için Suriye’de zaman zaman operasyonlar düzenliyoruz.” Böylelikle İsrail’in Suriye’de askeri faaliyette bulunduğu resmi bir İsrailli kaynak tarafından, üstelik de Başbakan’ın ağzından ilk kez teyit edilmiş oldu.
29 Kasım’da devlet radyosuna konuşan İsrail Savunma Bakanı Moşe Yalon bir Rus savaş uçağının kısa süre önce İsrail hava sahasını “yanlışlıkla” ihlal ettiğini söylemişti. Yalon şöyle konuştu: “Uçak sınırlarımızdan bir mil kadar içeri girdi. Telsizle temas kurduk ve uçak hemen Suriye hava sahasına geri döndü.”
28 Kasım’da düzenlenen bir “Şabat Kültürü” etkinliğinde konuşan Savunma Bakanlığı siyasi-askeri büro şefi Tümgeneral Amos Gilad ise Rus jetlerinin son günlerde birkaç kez İsrail hava sahasını kısa sürelerle ihlal ettiğini söyledi. Rus pilotların ihlalden hızla haberdar edildiklerini ve hiçbir vukuat olmaksızın geldikleri yöne döndüklerini de ekledi.
Rusya-Türkiye cephesindeki durum ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın karşılıklı çıkış ve tehditleri ile ısınmaya devam ediyor. Ancak aynı derecede hassas ve önemli bir cephede de ilginç olaylar yaşanıyor. Bu cephe Suriye ve Lübnan hava sahalarının İsrail ile buluştuğu nokta. Bölgede olayları tetikleyen ve karmaşık hâle getiren yeteri kadar oyuncu yokmuş gibi Rus ordusu da büyük bir hava gücü, önemli bir deniz gücü ve son olarak da S-400 uçaksavar sistemleriyle işin içine girdi. S-400’lerin menzili tüm bölgeyi kapsıyor. Bu da bölgede havalanan her İsrail uçağının Ruslar tarafından tespit edilip düşürülebileceği anlamına geliyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.