Ne 1 Kasım seçimleri, ne Cumhurbaşkanı Erdoğan ne de asgari ücret zammı… Bugünlerde Türkiye’nin özellikle de içki sofralarının tek bir gündem maddesi var o da sahte rakı.
Türkiye’nin en özel içeceği üstelik yüzde yüz Türk malı olan bu içkinin sahtesi de yapıldı. Son on yıldır da ara ara ülke gündemini ölüm listeleri ile meşgul ediyor. Onu yeniden Türkiye gündemine sokan olaylar ise 22 Ekim gecesi sahte rakı şikâyetiyle hastaneye giden bir kişinin yaşamını yitirmesi ile başladı. O günden, bu yazının yazıldığı 5 Kasım gününe kadar da 26 kişi sahte rakı nedeniyle öldü. Ancak fısıltı gazetesine göre ölü sayısı çok daha fazla.
Sahte rakı şikâyetiyle hastaneye gidenlerden biri Serkan Okansoy. 58 yaşındaki Okansoy, rakı konusunda öyle deneyimli ki ucuza aldığı Bulgar rakısı bakkallarda tükenince arkadaşlarını “Yakında sahte rakı çıkabilir” diye uyarmış. Sonra da o rakıyı gidip kendi satın almış. Rakıdan tentürdiyot kokusu gelince içmekten vazgeçmiş, ama ertesi gün dayanamayıp içmiş. Gerisini şöyle anlatıyor: “Birden suratlarında maske varmış gibi bembeyaz gördüm insanları. Televizyon bembeyaz oldu. Ambulansı ararken gözüm görmedi, yanlış numara çevirmişim. Sonra polisi aradım. Polis beni hastaneye getirdi, ucuz kurtuldum.”
Serkan Okansoy, hastanede kendisine normal rakı içirilerek tedavi yapıldığını anlatıyor. Bu tedavi yöntemi hayli ilginç. Al-Monitor’a konuşan Doktor Ömer Ayata, rakıyla tedaviyi şöyle anlatıyor: “Sahte rakıda zehirlenmeye neden olan metil alkoldür. Metil alkol karaciğerde bir enzim tarafından parçalanırken ortaya çıkan parçalar zehirlidir. Aynı enzim normal alkolü yani etil alkolü de parçalar. Metil alkol almış kişiye normal alkolü verirseniz o enzim için ikisi yarışır. Enzim metil alkolü parçalayacağına bizim verdiğimiz normal alkolü parçalamakla meşgul olur. Böylece diğerinin parçalanması engellenir.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.