Tikrit savaşının ardından Irak’ta siyasetin ve basının ana gündem konusu, bölgeyi emniyete almak ve İslam Devleti’ne (İD) karşı başarılı mücadeleyi sürdürmek için atılması gereken adımlar. Önde gelen siyasetçilerin tereddütleri nedeniyle bu konuda çelişkili mesajlar veriliyor.
Tikrit’in kurtuluşunun ardından ortaya çıkan vizyon eksikliği Irak’ın kapsamlı bir mücadele veremediğini gösteriyor. Bu fiili duruma yol açan etken, cephede savaşan muhtelif güçlerin farklı stratejiler gütmesi, farklı gerekçeler ve önceliklerle hareket etmesidir. Vizyon, eş güdüm ve müşterek hedeflerin olmayışı Irak kentlerinin asgari zayiatla kurtarılmasını zorlaştırıyor.
Irak Başbakanı Haydar El Abadi tarafından 25 Mart’ta açıklanan Tikrit savaşını başlatma kararı ilk etapta Halk Seferberlik Birlikleri tarafından dayatılmıştı. Halk Seferberlik Birlikleri’nin Selahattin savaşını başlatma kararını verdiğini söylemek abartılı olmaz. El Daur ve Albu Acil köylerine doğru ilerleyen birlikler, harekâtın iyice zorlaştığı Tikrit eteklerine kadar ulaşmıştı.
Savaşın başlarında Halk Seferberlik Birlikleri’nin mücadelede başı çektiği ve Irak’a destek olması gereken uluslararası koalisyondan yardım almadığı sır değildi. Abadi 17 Mart’a kadar koalisyondan hava desteği talep etmedi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.