Ana içeriğe atla

İslami feministler hak mücadelesini din içinde veriyor

İslami feminist hareket, Müslüman dünyasının bazı bölgelerinde kadın haklarını ilerletmeyi başarsa da diğer bazı bölgelerde kadın haklarına direnç devam ediyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

A Muslim woman reads the Koran before Iftar, when Muslims break their fast, during the holy month of Ramadan at the historic Umayyad Mosque in Old Damascus August 26, 2009. Muslims around the world abstain from eating, drinking and conducting sexual relations from sunrise to sunset during Ramadan, the holiest month in the Islamic calendar. REUTERS/Khaled al-Hariri   (SYRIA SOCIETY RELIGION) - RTR274NK
Şam’ın tarihi Emevi Camii’nde Ramazan iftarı öncesi Kuran okuyan bir kadın, 26 Ağustos 2009 — REUTERS/Khaled al-Hariri

Yirminci yüzyılda, bilhassa da 1970’lerde dünyada kutsal metinleri ataerkil anlayış dışında yorumlayan dini feminist hareketler ortaya çıktı. Batı’daki yaygın kadın hareketlerden farklı olarak bu hareketler din âlimlerine ait metinlere dayalı dinsel söylemler geliştirdi, itikat ve fıkıh çerçevesinde dini yorumlara başvurdu. Sadece Müslümanlara özgü olmayıp Hristiyan ve Yahudi toplumlarında da görülen bu akım, zaman içinde feminist ilahiyat olarak adlandırıldı.

İslam dünyasındaki feminist ilahiyat, laik kesimler nezdinde tartışmalı ve güvenilmez olarak kalsa da yıllar içerisinde toplumları olumlu yönde etkiledi. İslami feminist hareketin ortaya koyduğu fikir ve değişiklikler İslami düşüncenin içinden çıktı ve Batı’dan etkilenmedi. Zira bu tür etkiler Batı dışındaki toplumlarda hassasiyet yaratabiliyor. İran gibi bazı İslamcı yönetimler, kadın hakları konusunda feminist hareketlerin ortaya koyduğu dini anlayış doğrultusunda birçok reformu hayata geçirdi. Suudi Arabistan gibi başka İslamcı yönetimler ise kadının toplumsal konumunu iyileştirecek her türlü reforma katı bir direnç sergiledi.

İslami feminizmin başlıca üç amacı vardır. İlk olarak İslami teoloji ve literatürün geneline hâkim olan erkek egemen söylemin eleştirilmesini amaçlar. İkincisi Kuran’dan ve İslami geleneklerden kadınların eşitliğini destekleyen yorum ve izahatları topluma sunmaya çalışır. Son olarak da kadınları baskı altına alan, haklarını baltalayan şeriat yorumlarının eleştirilmesi ve düzeltilmesi için çabalar.

Amerikalı Müslüman araştırmacı Amina Wadud, 1992’de yayımlanan “Kuran ve Kadın” adlı kitabında İslami feminizmin tarihçesini yazdı. Wadud, 2005’te New York’taki Anglikan Kilisesi’nde Müslüman cemaate cuma namazı kıldırarak manşetlere çıktı. Kentteki camiler böyle bir namazın kılınmasına izin vermemişti. Olay Müslüman camiada büyük tartışmalara yol açtı. Wadud, bu akımın en tanınmış ismi olsa da Müslüman dünyasında ondan önce de İslami eğilime sahip bir dizi feminist araştırmacı ve aktivist vardı.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish