İslam Devleti’nin (İD) tüm dünyanın gözü önünde sergilediği son iki vahşete isyan etmeyecek tek bir insan evladı yoktur. İlk olarak 3 Şubat’ta Ürdünlü pilot Muaz El Kasasbe yakıldı, kısa bir süre sonra da Libya’da 21 Mısırlı tutsak törensel bir şekilde infaz edildi. Bu dehşet gösterisi, insanlara korku salmakta İD’e yeni puan kazandırmakla kalmadı, uluslararası toplumda örgütün bir bölgede daha hâkimiyet kazandığı algısını da yerleştirdi. Bugüne kadar Suriye, Irak ve Sina Yarımadası’nı görüyorduk, bunlara şimdi Libya da eklendi. İD’in kendisinin ya da yozlaşmış uzantılarının izleri bütün bu ülkelerde görülüyor.
Bu, yerli üretim bir terörizm olsa da terörizmi teşvik eden katkıları nedeniyle Batı’nın da payı inkâr edilemez. Adı geçen dört sıcak bölgenin üçünde örgüte zemin hazırlayan en az bir Batı ülkesi var. Amerikalılar Irak’ta Saddam Hüseyin’i devirdi, Fransa Libya’da Muammer Kaddafi’ye karşı askeri harekâtı kışkırttı, Suriye rejimini yıkmaya çalışan isyancılar ise Fransa, İngiltere ve ABD’den istikrarlı destek aldı. Dolayısıyla Sünni terör, Orta Doğu’daki rejimlerin yavaş yavaş ama sürekli şekilde zayıflatılması veya yıkılmalarının desteklenmesi süreçlerinden yarar sağlıyor. Batı bu süreçlere cömertçe katkıda bulundu.
Böyle bir gerçeklikte İsrail her adımını azami ihtiyatla hesaplamalı. Golan Tepeleri’nde barışı koruyan Birleşmiş Milletler Ateşkes Gözlem Gücü, aralık 2014’te İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ile Suriyeli isyancılar arasındaki temaslara ilişkin çarpıcı bir rapor yayımladı. İki taraf arasında onlarca görüşmenin yapıldığı, İsrail’in sınırın öte tarafındaki kimliği belirsiz kişilere mahiyeti bilinmeyen bazı nesneler verdiği gibi bilgiler kısmi de olsa raporda yer aldı. Dahası Golan Tepeleri’nin Suriye tarafındaki isyancılar, yaralanmaları hâlinde İsrail’de tedavi görebileceklerini biliyor.
IDF kaynaklarına göre geçen iki yıl içinde sınıra gelen yaklaşık bin 500 yaralı kişi İsrail’de tedavi edildi. Bunların arasında masum kadın ve çocuklar vardı. Ama birçoğu da çatışmalarda yaralanmıştı, yani savaşçıydılar. Bunların hiçbiri Suriye ordusunun askeri değildi. Sınırlara gelişleri de önceden ayarlanmıştı, yani birileri İsrail tarafını onların geleceğinden haberdar ediyordu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.