Ana içeriğe atla

Rusya “alternatif proje” ile Libya’da da kazanım sağlıyor

Putin Hefter’i niçin destekliyor? Barzani’nin Sincar ikilemi, İsrail’in Gazze’ye yönelik politika yoksunluğu, Körfez ülkelerinin Suriye’deki geri çekilişi… İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

General Khalifa Haftar, commander in the Libyan National Army (LNA), leaves after a meeting with Russian Foreign Minister Sergei Lavrov in Moscow, Russia, November 29, 2016. REUTERS/Maxim Shemetov - RTSTRVH
Libya Ulusal Ordusu Komutanı General Halife Hefter, Moskova’da Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile yaptığı görüşmeden ayrılırken, 29 Kasım 2016 — REUTERS/Maxim Shemetov

Putin için Libya fırsatı

Rusya’nın Orta Doğu’ya yaklaşımının nasıl evrildiğini irdeleyen Vasily Kuznetsov, Rusya’nın “katıksız bir pragmatizm” ile hareket ettiğini ve 2011’den bu yana “tarihsel tecrübeleri ışığında” kendini “Batı’nın parçası olarak değil alternatif bir proje” olarak tanımladığını vurguluyor.

Kuznetsov’a göre Libya’da General Halife Hefter’e verilen destek de bu alternatif projenin uzantısı. Moskova, Hefter’e arka çıkarak Kahire ile ilişkilerini “karşılıklı yakınlıktan sağlam bir ittifaka” dönüştürmek istiyor. Hefter’in kimi yetersizliklerine karşın Libya’daki diğer grupların “güvenilmez ve zayıf” olduğunu belirten Kuznetsov şöyle devam ediyor: “Ancak tüm bunlar Rusya’nın Libya’daki diğer aktörleri göz ardı edeceği anlamına gelmiyor. Kurumların gelişmediği, toplumun aşırı militarize olduğu koşullarda sağlam bir sistem oturtmak geniş kapsamlı uzlaşıyı gerekli kılıyor. Suriye örneğine ve Rusya’nın genel yaklaşımlarına bakıldığında Moskova’nın Libya’da arabulucu olarak bölgesel kulvarı izleyeceği; Mısır, Tunus ve Cezayir’in bu süreçte kilit oyuncular olacağı söylenebilir.”

Putin’in Libya’da müdahil olması belli getiriler de sağlayabilir. ABD’nin Mısır’la ilişkileri eski Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in devrilmesiyle sonuçlanan 2011 olaylarından sonra bir ölçüde sarsıldı. Rusya ise eski Libya diktatörü Muammer Kaddafi’nin devrilmesini hızlandıracak ABD öncülüğündeki bombardımanların önünü açan 1973 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararında çekimser kalmıştı ve bu da unutulmuş değil. Kuznetsov’a göre “Batı’nın ideolojik temelli politikaları ve dünyanın mükemmel olmadığını kabullenmek istememesi Moskova’yı epey rahatsız ediyor.”

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish