Hürmüz krizi sürerken Orta Doğu gıda güvenliği riskleriyle karşı karşıya
ABD-İsrail-İran savaşının küresel gübre arzını aksattığı ve fiyatları yukarıya ittiği bir ortamda, dünyanın en büyük buğday ithalatçılarının bulunduğu Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesi ciddi gıda güvenliği riskleriyle karşı karşıya.
29 Nisan'da yayınlanan yeni küresel açlık değerlendirmesine göre Lübnan'da 1 milyonu aşkın insanın önümüzdeki aylarda ciddi gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalması bekleniyor. Bu uyarı, savaş kaynaklı çalkantıların Orta Doğu'daki kırılgan ekonomileri nasıl etkilediğinin çarpıcı bir örneği.
Uyarı, İsrail'in Lübnan'da sürdürdüğü askerî harekâtın sonuçlarıyla doğrudan bağlantılı. Ancak bu aynı zamanda Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da ortaya çıkmakta olan daha kapsamlı bir riskin sinyalini de veriyor. Zira ABD-İsrail-İran savaşı, Körfez’in çok ötesine yayılan bir gıda güvensizliği ihtimalini artırıyor.
Uluslararası toplumun dikkati gübre tedarikinin aksamasına ve hem enerji hem tarımsal girdiler için yaşamsal bir hat olan Hürmüz Boğazı'nda taşımacılığın durmasına yoğunlaşmış durumda. Küresel gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'u Hürmüz’den geçiyor. Körfez üreticileri kendi gıda ithalatlarındaki zorluklarla uğraşırken savaş nedeniyle gübre ihracatını azaltmak zorunda kalıyor.
Bu manşetlerin arkasında çok daha karmaşık ve istikrar bozucu potansiyeli olan bir dinamik şekilleniyor. Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde gıda güvenliği baskıları uzun zamandır ciddi bir sorun ve daha geçtiğimiz sene Gazze'deki açlık önemli bir gündem maddesiydi. Şimdi risk şu ki tedarik zincirinde bugün yaşanan şok yarın tahıl piyasalarına yansıyacak ve Ukrayna savaşı nedeniyle gıda güvenliği sıkıntılarını daha yeni aşan, dünyada en fazla buğday ithalatçısı ülkenin bulunduğu bir bölgede derin etkiler bırakacak.