Gazze’deki savaş 7 Ekim'de birinci yılını doldururken Orta Doğu'da bir petrol şokunun yaşanabileceğine ilişkin küresel korkular artıyor. İran’ın 1 Ekim'deki füze saldırısına İsrail’in İran'daki petrol tesislerini vurarak misillemede bulunması ve bunun Körfez'deki enerji akışını etkilemesi, üzerinde en çok durulan senaryo olsa da zengin gaz kaynaklarına sahip Doğu Akdeniz'deki riskler de göz ardı edilemez.
Ağustos ayı itibariyle günlük 3,28 milyon varille OPEC'in üçüncü büyük üreticisi olan İran'ın petrol tesislerine yönelik bir saldırı, en iyimser tahminle küresel enerji fiyatlarını geçici olarak arttırır (hâlihazırda piyasalarda kapasite sıkıntısı olmamasına rağmen) ancak artçı şoklar İsrail’in enerji kaynakları için de riskler doğurabilir. İsrail'in Bar-İlan Üniversitesi'nde enerji politikaları alanında yardımcı doçent olan Elai Rettig’e göre “Bu, riskli bir durum çünkü İran’ın misilleme olarak İsrail’in enerji altyapısını vurmaya çalışması muhtemel.”
Misilleme saldırıları doğrudan İran'dan veya “vekil” güçler üzerinden gelebilir. Bu saldırıların başarısız olması durumunda İran Körfez'deki petrol tesislerini de vurabilir ve bunun küresel çapta yansımaları olur. Al-Monitor'a değerlendirmelerde bulunan Rettig, bu risklerden dolayı İran’ın petrol tesislerinden ziyade askeri tesisleri, donanma kapasitesi, hatta nükleer kapasitesinin İsrail açısından daha makul bir hedef olacağını belirtti.
Bu yazı kaleme alındığı sırada Doğu Akdeniz’deki gaz altyapısına yönelik hasar verici herhangi bir saldırı olmamıştı. Ancak Chevron'un İsrail'deki gaz sahalarını 1 Ekim'de tedbiren geçici olarak kapattığı bildirilirken, İsrailli gaz üreticisi NewMed de 6 Ekim'de gaz arzı kapasitesini yükseltmeyi amaçlayan bir boru hattı projesinin artan gerilim nedeniyle Nisan 2025'e kadar ertelendiğini duyurdu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.