Depremin ardından devreye giren insani yardım diplomasisi, İslamcıların “Ancak Müslümanlar kardeştir” şiarı ile milliyetçilerin “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” sloganını iktidara taşıyan Cumhur İttifakı’nın hibrit dış politika anlayışını enkaza çevirdi. İç siyaseti çevirmek için “dış düşman” olarak dile doladıkları ülkeler kara günde Türkiye’nin yardımına koştu. İnsani yardım diplomasisinin sorunlu tüm dış ilişkilerin her birine temiz sayfa çektiği söylenemez. Fakat dost olanlar dostluğunu teyit ederken hasımlar da husumetin ebedi olamayacağını gösterdi.
İlk çarpıcı görüntü, Türkiye’nin Azerbaycan’dan yana dahliyle Karabağ savaşını kaybetmiş olan Ermenistan’dan geldi. Ermeni yardım konvoyu 35 yıldır kapalı olan Margara Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yaptı. Margara Köprüsü son olarak Ermenistan’daki deprem için 1988’de kullanılmıştı. Türkiye'nin Ermenistan Özel Temsilcisi Büyükelçi Serdar Kılıç teşekkürlerini dile getirdi.
Zengezur’dan koridor açıp Orta Asya’ya kestirmeden ulaşma hayallerine bağlı olarak Ermenistan’la ilişkileri normalleştirme yolunda beklentiler yükseltilmiş olsa da Türk siyasal iklimi Ermenileri iyilikle anma çizgisinden hâlâ uzakta. Türkiye özel temsilci atasa da ulaşım hatları ve Karabağ’ın statüsü gibi temel konularda anlaşma sağlanmadığı sürece Ermenistan’la ilişkilerin normalleşmesi hedefi havada kalıyor.
Elbette deprem yardımları kamu diplomasisi için iyi bir fırsat. Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan'ın dayanışma amacıyla 15 Şubat’ta Türkiye’ye gelip depremin vurduğu Adıyaman’ı ziyaret etmesi de iyi bir başlangıç sayılabilir. Beri tarafta Erivan-Bakü barışından önce Ankara-Erivan normalleşmesini istemeyen Azerbaycan da 899 kişiyle deprem bölgesinde en kalabalık yardım ekibini oluşturdu.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.