Ana içeriğe atla

Muhalefet de dış ilişkileri iç siyasete alet ederse!

İktidarın dış politika tercihlerinin arkasına dizilen muhalefet bir türlü tutarlı bir söylemle karşı duruş sergileyemiyor. “Yurtta sulh cihanda sulh” diyenlerden Erdoğan’ı kıskandıracak şahin çıkışlar geliyor.

Turkey opposition

Yıllarca Suriye, Libya ve Irak’taki askeri maceralarda iktidarın çarkına su taşımış olan ana muhalefetin dış politikada AK Parti’den farklı ne yapabileceğine dair kuşkular büyüyor. 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 26 Haziran’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Araplar ve İsrail’le ilişkileri normalleştirmeye çalıştığı bir dönemde milliyetçi bir çıkış yaparak herkesi geride bıraktı. CHP lideri, İsrail’in 2010’daki Mavi Marmara gemisine saldırısını hatırlatıp “Uluslararası sularda vatandaşlarımızı şehit etmenin bedeli vardır. İsrail’e mesajım, bu mesele bizim için kapanmış değildir” dedi.

Mesajının devamında Cemal Kaşıkçı cinayetine gönderme yaparak Erdoğan’ın devlet töreniyle ağırladığı Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a parmak salladı: “Topraklarımızda cinayet işlemenin de bedeli vardır. Kendisiyle de hesabımız kapanmamıştır. Erdoğan’ı parmağında oynatıyor olabilir ama Türkiye büyük devlettir, yaptığının bedeli kendisine ödetilecektir.” 

CHP lideri üçüncü mesajında Ege Denizi’ndeki adaların silahlanması meselesiyle ilgili 100 yıl önce “Yunanlıları Ege’de denizine döken” Kuva-yi Milliye hareketini hatırlatıp Atina’ya karşı tehditkâr bir dil kullandı. 

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish