AKP rejimi güvensizliği aşamıyor
Seçmen nabzını birebir yansıtmasa da önemli bir parametre olan ekonomik güven göstergeleri, AKP’nin 2018 ortalarından itibaren yaşadığı güven erozyonunu telafi edemediğine işaret ediyor.
Türkiye'nin son 17 yılında iktidarını sürdüren Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) 2019 yerel yönetim seçimlerinde önemli bir kayba uğramasında, seçmenin ekonomik kayıplar yaşaması etkili oldu. 2018'den itibaren tüketici ve sektörel güven endekslerinde geleceğe dönük beklentiler hızla aşağı indi. AKP'nin 2019 ortalarında Merkez Bankası yönetimini değiştirip, doğrudan etkileyerek faiz indirimleri ile sağlamaya çalıştığı canlanma bile kaybolan güveni geri toplayabilmiş değil.
AKP'ye güven kaybının bir diğer yansıması olan birikimlerin Türk Lirası yerine dövize yönelmesi ve bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın telkinlerine rağmen TL'ye geri dönmemesi, güvenin geri kazanılamamasının bir diğer göstergesi.
Uluslararası güvenin göstergesi sayılan risk primi (CDS'ler) görece düzelse bile emsal yükselen ülkelerden ayrışmış halini koruyor ve en yakın yükselen ülkenin bir hayli üstünde seyrediyor.
Özellikle içeride, tüketici, tasarrufçu, girişimci-yatırımcı güveninin bir türlü kazanılamaması, ekonomide anlamlı bir toparlanmayı, başta enflasyon ve işsizlik sorunlarının aşılmasını da geciktiriyor. Sarsılan ve kaybolan güvenin politik tercihleri daha çok etkilemesi kaçınılmaz görünüyor.