Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 10 Ekim 2017’de Belgrad’da düzenlenen bir toplantıda yaptığı konuşmada “hayalim” dediği “Kanal İstanbul” için ilk kez tarih vermiş ve projenin temelini 2018’de atacaklarını söylemişti. Ancak 2018’de Türk ekonomisindeki kriz ve durgunluk hali TL’nin ani değer kaybı ile belirginleşince, Erdoğan bu hayalini erteledi. Kanal İstanbul, TL’nin ABD Doları karşısında yüzde 30 değer kaybettiği Ağustos 2018’den 2019’un Aralık ayına kadar Erdoğan’ın siyasi gündeminin ana konuları arasında yer almadı.
Uzunca bir aradan sonra Erdoğan, 12 Aralık 2019’da yaptığı bir konuşmayla, İstanbul Boğazı’nın yanı başına, Karadeniz ve Marmara’yı kentin Avrupa yakası üzerinden birbirine bağlayan bir yapay su yolu açma projesinin adı olan “Kanal İstanbul”u nihayet yeniden Türkiye’nin gündemine soktu.
Erdoğan, Ankara’daki başkanlık sarayında düzenlediği “100 Bin Sosyal Konut Tanıtım Toplantısı”nda konuşurken, “İnşallah en yakın zamanda ihalesini de yapmak suretiyle Kanal İstanbul’a başlayacağız. (...) Türkiye’yi büyütecek, stratejik bakımdan elini güçlendirecek bu projeyi biz rafa kaldırmayız” demişti. Hatta Erdoğan bu konuşmasında, “Kanal İstanbul’un bir siyasi boyutunun da olacağını” ilan etmiş ve şöyle konuşmuştu: “Bunu (siyasi boyutu) şimdi kullanmıyorum, vakti saati geldiğinde onu da kullanırız. O siyasi boyutuyla da inşallah bu Kanal İstanbul dünyada çok ciddi bir sükse yapacak.”
O günden beri ne kendisi Kanal İstanbul’un bu siyasi boyutunun ne olacağını açıkladı ne de yanına yaklaştırılan medya mensuplarından biri kendisine bu soruyu sorabildi. “Kanal İstanbul’un dünyada çok sükse yapacak siyasi boyutu,” projenin diğer tüm muğlaklıklarının yanında bir siyasi muğlaklık olarak duruyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.