Çin, ekonomik krizdeki Türkiye’yi satın mı alacak?
Soru, ilk bakışta ürkütücü gelebilir ama bir gazeteci katıldığı uluslararası ilişkiler konulu hemen her yuvarlak masa toplantısı, panel ya da seminerde bu konu etrafında dönen tartışmalara tanık olmaya başladığını fark ederse, sorunun cevabını aramak gibi bir mesleki sorumluluk karşısında bulur kendisini.
Gerçekten de mesnetsiz bir soru değil bu. Öyle ya, Türkiye derinleşen bir ekonomik krizden geçiyor, işsizlik ve enflasyon artıyor, dış borcun yükü ağırlaşıyor, ulusal para birimi Türk Lirası aşırı istikrarsız ve tüm bunların yanı sıra Türkiye’nin ABD ve AB ile ilişkilerindeki sorunlar büyüyor, Türkiye Batı’dan uzaklaşıyor... Ve diğer yanda ise iddialı “Kuşak ve Yol Girişimi” ile tarihi İpek Yolu’nu canlandırmayı hedefleyen, bu bağlamda Türkiye’nin bulunduğu bölgeye ilgi gösteren, sermaye ihracı olağanüstü boyutlarda artan, dış ticareti fazla veren, velhasıl çok parası olan, dünyanın ikinci büyük ekonomisi Çin var.
Türkiye ve Çin arasındaki ikili ilişkiler izlediği olumlu hatta gelişmeye devam ediyor. Bu biraz da Türkiye’nin iktisadi ve siyasi menfaatlerini gözeterek Çin’in “Uygur sorunu”nu göz ardı etmesiyle mümkün oluyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.