DİYARBAKIR – “Sınırın sıfır noktası” 1990’lı yıllarda Türkiye basının sıkça kullandığı bir ifadeydi. Türkiye PKK ile mücadelesini Irak’ta da sürdürmek için zaman zaman sınır ötesi operasyonlar yapardı. Bu operasyonları takip etmek için gelen muhabirlerden bazıları Türkiye-Irak sınırında haber takibi yaptıklarına dikkat çekmek için “Sınırın sıfır noktasından bildiriyorum” ifadesini kullanırdı. Ancak sınırın sıfır noktasından bildirdiğini söyleyenlerin birçoğu aslında sınırdan kilometrelerce uzaktaydı.
Bu ifade, bugünlerde Afrin operasyonu nedeniyle yine revaçta. Türk basınının bazı kurumları yine sınırın sıfır noktasından canlı yayın yapıyor, haber geçiyor. 1990’larda iletişim imkânları kısıtlı olduğu için uzaktakilerin habere inanma dışında bir şansı yoktu. Ancak bugün insanlar internet üzerinden birçok kaynağa rahatlıkla ulaşıyor. Örneğin operasyonda tarihi mekânların zarar gördüğünü Türk basını söylemese de Fransız Haber Ajansı’nın muhabirleri olay yerinden bildirdi. Türkiye sivil kayıplar konusunda azami hassasiyet gösterdiğini sık sık dile getiriyor. Ancak Independent gazetesinin deneyimli muhabiri Robert Fisk’e göre siviller de hedef oldu. Tabii bunları Türkiye basınında görmek mümkün değil. Sadece muhalif çizgideki birkaç haber sitesi bu haberlere yer verdi.
Basının Afrin sınavının sonucu operasyonun başladığı günlerde belliydi zaten. Başbakan Binali Yıldırım medya kuruluşlarının temsilcileriyle yaptığı toplantıda uyarılar yapmış, toplantıya katılanlara 15 maddelik “dikkat edilecekler” listesi vermişti. Listedeki bazı taleplerin şöyle olduğu bildirildi: Sivillere yönelik saldırı konusunda silahlı kuvvetlerin gösterdiği hassasiyetin hatırlatılması, operasyonun sadece PKK/PYD’ye yönelik değil DEAŞ’a yönelik olduğunun da ön plana çıkarılması, yabancı basında çıkan operasyon haberlerinin ulusal basına aynen taşınmaması.
Harekâtı başından beri yerinden izleyen deneyimli gazeteci Hamza Gül Türkiye medyasının Afrin sınavında başarılı olamadığı görüşünde. Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Gül şöyle dedi: “Ne yazık ki hükümete yakın, hükümeti destekleyen haberler sunan, manipüle haberlere imza atan televizyon, gazete ve ajanslar bu harekât döneminde de aynı yanılgılarını bariz bir şekilde gösterdiler. Buralardan yayın yapan gerek devletin televizyonu gerekse özel kanalların neler söylenmesi gerektiği, kimi konuk alması gerektiği merkezlerden ayarlanıyor. 10 kilometre arkamda Afrin var. Buraya her akşam bölge milletvekilleri, akademisyenler getirilir, canlı yayına çıkarılır. Şimdi sorarım: Bu haber ne kadar gerçekçi olur? Soru soruş tarzına baktığınızda karşıdaki kişinin vereceği cevabı zaten biliyorsunuz. (...) Türk medyasında ben 2003’teki Irak savaşı zamanından başlayarak son dönemde özellikle Fırat Kalkanı Operasyonu’nda ve şimdi Zeytin Dalı Harekâtı’nda gerçek, toplumu doğru bilgilendirme, içeride neler oluyor objektif şekilde anlatma haberciliğini göremiyorum. Burada Türkiye kamuoyu aldatılıyor.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.