Diyarbakır -- Yakını ölen Kürt aile bir salonda başsağlığı dileklerini kabul ediyor. Salondaki konuşmalar imamın duasıyla ara ara kesiliyor. Bir ara yerinden kalkan imam arka sıralarda oturan gazeteci grubunun yanına gidiyor ve soruyor: “Allah aşkına söyleyin: Kerkük’te neler oluyor?” Sesi öfkeli ve kızgın. Adının Salih Akmaz olduğunu söylüyor. Al-Monitor’un da tanıklık ettiği bu anlarda Akmaz sözlerini şöyle sürdürüyor: “Dün gece Haşdi Şaabi’lerin Kürt bayrağını indirdiğini görünce sabaha kadar ağladım. Hani Kürtleri destekleyen Amerika, Avrupa nerede?”
Bu günlerde neredeyse bütün Diyarbakır’ın gündemi Kerkük. Referandum sürecini yakından takip eden ve heyecanlanan Diyarbakır’daki Kürtler Kerkük’ün bu kadar kolay merkezi hükümetin denetimine geçmesine anlam veremediler. Gelişmeleri anbean izleyen Diyarbakırlılar Haşdi Şaabi milisleri ilerledikçe adeta şok oldu.
İlk gelen bilgiler, Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) bir süre önce ölen lideri Celal Talabani’nin oğlu Pavel Talabani’nin Bağdat hükümetiyle anlaştığı yönündeydi. Bu bilgi öfkenin patladığı nokta oldu. Kürtler kendi kardeşlerinin ihanetine uğradıklarını söyleyerek tepkilerini KYB’ye yönelttiler: “Hain” ve “ihanet” en çok kullanılan sözcükler oldu. Kimisi ise KDP’ye kızgındı: “Onlar kaçsa bile siz savaşsaydınız.”
Adının Tahir olduğunu söyleyen bir esnaf hem KYB’ye hem de Mesut Barzani’nin lideri olduğu KDP’ye tepkili. Al-Monitor’a konuşan Tahir şöyle dedi: “Madem sonucu bu olacaktı niye böyle bir şeye kalkışıp bizi umutlandırdınız! Olanları gördükçe kahroluyoruz.”
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.