Ana içeriğe atla

Rusya’nın Suriye stratejisi İran’ı niçin kaygılandırmalı?

İran ve Rusya Halep’in geri alınmasında başarılı bir iş birliği yürütmüş olsa da Rusların Suriye’deki niyet ve manevraları İran’ı kuşkulandırmaya devam edecek. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

RTX2FIQE.jpg
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İranlı mevkidaşı Hasan Ruhani Tahran’daki görüşmelerinin ardından düzenlenen imza töreninde sohbet ederken, 23 Kasım 2015 — Alexei Druzhinin/Sputnik/Kremlin via Reuters

Halep’teki uzun ve yoğun çatışma sürecinin ardından Suriye ordusu ve müttefikleri kentin neredeyse tamamını isyancı güçlerden geri almayı başardı. Bu sadece Suriye hükümeti için değil onun başlıca müttefikleri olarak Rusya ve İran için de önemli bir başarı. Halep’te bu zafere ulaşılırken Suriye’de şiddeti bitirmeye dönük diplomatik çabalar da devam etti.

Moskova, 8 Aralık’ta Halep ve belki Suriye’nin tamamı için çözüm bulmak üzere Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile ABD’li mevkidaşı John Kerry’nin yeniden görüşmeye başlayacağını açıklamıştı. Görüşmelerin duyurulduğu andan itibaren beklenti, bu yeni diplomatik girişimin de iki büyük gücün daha önceki görüşmeleri gibi başarısız olacağı yönündeydi ve öyle de oldu. 12 Aralık’ta temasların sonuç vermediği açıklandı.

Ancak dikkat çeken bir nokta olarak İran Rus diplomatik manevralarına bir kez daha dâhil edilmemişti. Bu durum Rusya’nın genel Suriye stratejisinde İran’ın yerine dair soru işaretleri doğuruyor. Rus Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikhail Bogdanov ABD’nin son önerisi hakkında İran’a bilgi verdiğini söylese de İran tarafı bu konuda bilgilendirilmediğini söyledi.

Öte yandan Rusya’nın ABD’yle yeniden görüşmeyi kabul etmesi bir barış anlaşması sağlamaya dönük ciddi bir çaba değildi ve ağırlıkla iki faktörden kaynaklandı: Birincisi Barack Obama yönetimi Suriyeli isyancılara desteği artırmaya, onlara daha gelişkin silahlar vermeye istekli olduğunu ortaya koymuş ve Rusya’nın görüşme kararı bundan kısa bir süre sonra duyurulmuştu. İkincisi Rusya, BM Güvenlik Konseyi’nin 5 Aralık’taki toplantısında Halep’e insani amaçlı erişim sağlanmasını öngören karar tasarısını veto ettikten sonra artan uluslararası baskı altında kalmıştı. Dolayısıyla Moskova’nın ABD’yle görüşmeyi kabul etmesi Suriye’de siyasi çözüme hazır olduğu yönünde taktiksel bir hamleydi ve buradaki amaç Rusya’ya daha olumlu yaklaşması beklenen yeni ABD yönetimi göreve başlayana kadar zaman geçirmekti. İran’ın ABD-Rusya görüşmelerine herhangi bir itiraz dile getirmemiş olması bu dinamiklerin farkında olmasından kaynaklanmış olabilir. Nitekim Suriye hükümetinin Halep’teki zaferi bu stratejinin başarılı olduğunu gösterdi. Zira ABD’nin Halep’te daha ciddi adımlar atma gibi bir niyeti olduysa bu durdurulmuş oldu. Peki, bundan sonra ne olacak?

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish