Geçen haftalarda diplomasi muhabiri Bahar Bakır imzasıyla gazetelerde yayımlanan bir haber, Türkiye ile Ermenistan arasında bu kez lahmacun nedeniyle yeni bir krizin başladığını anlatıyordu. Bakır’ın haberine göre Ermeniler, Ermenice “lamadjo” olarak bilinen bu yemeği dünyaya Ermeni yemeği olarak tanıtmak için atağa geçmiş. Bu kapsamda Rusya’da iki lokanta açılmış.
Haber yayımlandığından beri Türkler, “bu yemek bizim” diyerek, Ermenistan’a tepki gösteriyor. Şu an bazı kanallarda neden lahmacunun bir Türk yemeği olduğu konuşmalarına tanık olmak mümkün.
İnce doğranmış soğan, biber ve kıyma harcının ince bir hamur üzerine yayılıp odun ateşinde pişirilerek hazırlanan bu lezzetli yemeğin diplomatik bir krizin eşiğine dönüşmesi komik görünebilir. Ancak Türkiye Ermenistan ile lavaş üzerinden de benzer bir kriz yaşıyor. Kriz, Ermenistan’ın lavaşı UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne tescil ettirmesiyle başladı. Türkiye bu tescile karşı çıktı ve Azerbaycan, İran, Kırgızistan ve Kazakistan’la birlikte lavaş için dosya hazırlayarak UNESCO’ya sundu. Lavaş krizinin büyümesi üzerine, UNESCO 28 Kasım 2016’da Etiyopya’da yapılacak 11. Hükümetlerarası Komite Toplantısı’nda görüşülmek üzere konuyu gündemine aldı. Lavaşın kaderi gelecek ay belirlenecek.
Lahmacun ile ilgili Ermenistan girişiminin duyulması üzerine çok geçmeden Türkiye de atağa geçti. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin Al-Monitor’a yaptığı açıklamada UNESCO’dan Antep mutfağı için tescil aldıklarını, lahmacun için de başvuruda bulunacaklarını belirtiyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.