DİYARBAKIR -- “Savcının odasından çıktık. Savcı henüz kararını vermeden Samanyolu TV bizim tutuklandığımız söyledi. Savcının daha haberi yok, Samanyolu TV alt yazı geçiyor.” Bu sözler KCK operasyonları sırasında tutuklanan ve beş yıla yakın süre cezaevinde kalan dönemin İnsan Hakları Derneği Başkanı Avukat Muharrem Erbey’e ait.
Erbey bölgede ılımlı kişiliği ve barış yanlısı söylemleriyle bilinen bir isim. Erbey bugünlerde KCK operasyonlarının neden yapıldığını, çoğu Kürt sorununun siyasetle çözülmesinden yana olan insanların neden tutuklandığını daha iyi anlıyor.
AK Parti hükümetinin iktidara gelmesinden sonraki en ciddi çözüm süreci, dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 2009 martında söylediği “Güzel şeyler olacak” sözüyle başladı. Bu sözü, PKK’nın ateşkes kararı izledi. Kısa aralıklarla yaşanan bu iki gelişme sorunun çözümü için umut yarattı. Ancak bu sırada 14 Nisan 2009 tarihinde PKK’nın da bünyesinde bulunduğu Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) isimli Kürt örgüte yönelik operasyonların başlaması soru işaretleri yarattı. Nedeni ise partilerde faaliyet gösteren binlerce Kürt siyasetçinin tutuklanması idi. Tutuklananlar arasında belediye başkanları, parti başkanları, Kürt kamuoyunun yakından tanıdığı isimler vardı. Tam çözüm süreci başlarken bu operasyonlar nereden çıkmıştı?
Hükümet PKK’nın paralel bir devlet kurduğunu iddia ediyordu. Yakalananların iddiası ise operasyonların arkasında Gülen Cemaati’nin bulunduğu yönündeydi. KCK operasyonlarının yapıldığı dönemde henüz hükümet ve Gülen Cemaati arasındaki kavga başlamamıştı. Bu nedenle Kürt cephesinin bu iddiası kabul görmedi. Fakat operasyonlar çözüm sürecindeki en önemli “yol kazası” olarak kayıtlara geçti. Yedi yıl sonra bu iddialar yeniden gündemde. Ama bir farkla: Bu kez Türkiye’nin dört bir tarafında Gülen Cemaati üyelerine yönelik operasyonlar yapılıyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.