Ana içeriğe atla

IŞİD’in Türkiye’deki ‘siber hilafet’ planı

Suriye ve Irak’ta sıkıştıkça hilafetini siber dünyaya taşımaya başlayan IŞİD Türkiye’de de siber alanda faaliyetlerine hız verdi.

A print screen of the hacked Facebook page of French television network TV5Monde is seen on a camera viewer in Paris April 9, 2015. French broadcaster TV5Monde was working on Thursday to regain control over its 11 channels and websites after an "extremely powerful" cyber attack claimed by the supporters of the Islamic State, its director said.  REUTERS/Christian Hartmann  - RTR4WLYH

IŞİD’in Suriye ve Irak’ta toprak ve gelir kayıpları açısından her geçen ay daha da sıkıştığı görülüyor. Kayıplar bu hızda devam ederse 2016’nın örgütün bu ülkelerdeki son yılı olabileceği söyleniyor.

Peki IŞİD’in karar alıcıları bunu görmüyor mu? Görüyor olacaklar ki eleman temini, lojistik ve finansal destek açısından bir ‘taşıyıcı anne’ gibi gördükleri Türkiye’nin ‘bereketli rahmine’ ihtiyaç duyuyorlar. Nitekim, örgüt bu nedenle özellikle siber alemde paylaştığı Türkçe görsel ve yazılı içeriği artırmış durumda.

Görünüşe göre, IŞİD önce Türkçe siber alemi fethederek burada kuracağı ‘siber hilafet’le Türkiye’deki kalpleri ve beyinleri kazanmaya yönelik sessiz ama derinden bir propaganda stratejisi izliyor. Örgütün profesyonel olarak hazırladığı ve Kasım 2015’te yayımladığı Türkçe propaganda videosu YouTube, Facebook ve benzeri sosyal medya platformlarında 100 bini aşkın tık almıştı. Nisra Suresi 97. Ayeti dayanak gösteren bu videoda Müslümanların “Küfür diyarlarından İslam diyarına” hicret etmelerinin farz olduğu vurgulanıyor ve sempatizanlara aileleriyle Suriye ve Irak’a hicret etme çağrısı yapılıyordu.

Ancak IŞİD yanlısı sosyal medya ve tartışma platformlarındaki Türkçe içeriklerde son günlerde farklı bir mesaj göze çarpıyor. Sempatizanlara İslam Devleti’ne “hicret etme” yerine çağrısı yerine bulundukları yerde örgüte hizmet edebilecekleri aktarılıyor. Örneğin, Twitter’da “İslam Devleti” ve “HilafetTR” etiketleri altında şu mesajlar veriliyor: “Bu gün Türkiye’de yaşanan din Mekke’de nazil olan İslam değildir. Türkiye’de meclisin uygun gördüğü, ABD’nin onayladığı, cihatsız ve demokrat bir din icat edilmiştir. Bu dinin de adı İslam değildir. Maalesef Türkiye’de yaşanan din bidat ve hurafeler dinidir ve biz bu dini reddediyoruz”. İçeriklerde Türkiye’deki demokratik “tağut” düzenle mücadelenin hicretten bile önemli bir ilk şart olduğu sık sık vurgulanıyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish