Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) 12 yılı aşkın süredir elinde tuttuğu parlamenter çoğunluğu kaybederek, beklenmedik bir şekilde ya koalisyon ya da erken seçim seçenekleriyle karşı karşıya kalmasının ardından eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ismi yeniden gündemde. Gül’ün zayıf seçim performansının ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yerini alabileceğine ilişkin yoğun tartışmalar yapılıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte AKP’nin kurucularından olan Gül’ün parti içinde halen güçlü bir tabanı var. Ancak Cumhurbaşkanı şimdilik halinden memnun görünüyor ve kapıyı aralık bırakarak, aktif siyasete dönüp dönmeyeceğine ilişkin soruları yanıtsız bırakıyor.
Gül şimdilik ülkenin istikrarı için siyasi bilgeliğini konuşturan emektar bir politikacı rolünü tercih ediyormuşa benziyor. Basına yansıyan haberlere göre, 7 Haziran seçimlerinden sonra Erdoğan ve Davutoğlu’nu arayan Gül liderlere erken seçim için acele etmemelerini ve siyasi belirsizliği uzatmamak adına sürdürülebilir bir koalisyon üzerinde çalışmalarını telkin etti.
Gül’ün eski danışmanı Ahmet Sever’in “Abdullah Gül ile 12 Yıl” isimli kitabı tam da bu hassas dönemeçte tartışmaları alevlendiren bir diğer gelişme oldu. Eski cumhurbaşkanının siyasi geleceğine ilişkin spekülasyonlar arttı. Kitap Gül ve Erdoğan arasında demokrasi ve hukukun üstünlüğü konularında yaşanan siyasi anlaşmazlıkları ortaya seriyor. Bu anlaşmazlıkların başında Erdoğan’ın başbakanlığı sırasında yaşanan Gezi Parkı protestoları ile dönemin dört önemli bakanına da uzanan yolsuzluk soruşturmaları geliyor. Savcılar söz konusu suçlamalarla ilgili Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ı da ifadeye çağırmış ancak iddialar soruşturmanın ardından yapılan yasal değişiklikler ve AKP hükümetinin yargı ve polise yaptığı aleni müdahalelerin ardından düşmüştü.
Sever, iki lider arasında giderek büyüyen anlaşmazlıklara rağmen Gül’ün ülkenin bekası için sessiz kalmayı tercih ettiğini savunuyor. Tenkitçileri bu sessizliği nedeniyle Gül’ü eleştirmeyi bugün de sürdürüyor. Öte yandan, Erdoğan’ın Ağustos 2014’te Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından Gül’ün AKP liderliğini ve başbakanlığı üstlenmesini istemediği de bir gerçek. Erdoğan Gül’ün kendisiyle uyumlu çalışmayabileceğinden ve Türkiye’nin tek lideri olma hedefine engel olabileceğinden korkmuştu.Nitekim eski cumhurbaşkanının başkanlık sistemine muhalefeti biliniyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.