Ana içeriğe atla

Mısır’ın tarihi eserleri hâlen risk altında

Beceri eksikliği, kötü yönetim ve yolsuzluk bir araya gelince Mısır’ın paha biçilmez tarihi eserleri zarar görüyor, kayboluyor ya da hırsızlar tarafından çalınıyor. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

The golden mask of Pharaoh Tutankhamen is seen on display at the Egyptian Museum in Cairo, January 24, 2015. The Egyptian Museum in Cairo acknowledged on Saturday that one of its greatest treasures, the mask of King Tutankhamun, had been crudely glued back together after being damaged, but insisted the item could be restored to its former glory. The golden mask's beard was detached in August, something the museum had not made public until photographs surfaced on the Internet showing a line of glue around it
Kahire’deki Mısır Müzesi’nde sergilenen Firavun Tutankhamun’un altın maskesi, 24 Ocak 2015 — REUTERS/Al Youm Al Saabi Newspaper

KAHİRE — Firavun dönemine ait eşsiz eserlerden biri olan Kral Tutankhamun’un altın maskesi, Mısır Müzesi’nde yapılan başarısız bir restorasyon çalışmasında zarar gördü. Bu kriz, Mısır’da tarihi mirasın korunmasında yaşanan ihmalleri yeniden gündeme taşıdı. Gözle görülür şekilde bozulan maskenin sakal kısmı tutkalla yapıştırılırken deforme oldu ve bu da maskeye eğreti bir görüntü verdi. Sakalın camekânda ışık ayarı yapılırken yerinden koptuğu belirtildi.

Tarihi eserlere bu yoldan verilen zararın yanı sıra arkeolojik alanların yakınında yaşayan insanlar da firavun mezarlarında kaçak kazılar yapıyor ve bulduklarını çalıp kaçırıyor. Bu olaylar 25 Ocak Devrimi’nin ardından güvenlik durumunun bozulmasıyla iyice arttı.

Tutankhamun maskesinin zarar gördüğü olay ağustos 2014’te yaşanmıştı. Ancak Tutankhamun’un en meşhur firavunlardan biri olması nedeniyle tartışmalar hâlen devam ediyor. M.Ö. 1334 civarlarında dokuz yaşındayken kral olan Tutankhamun’un mezarı 1922’de bulunmuştu. Mezar, içinden çıkan eserler bozulmadığı için antik Mısır tarihi bakımından büyük önem taşıyor. Meşhur altın maske de Tutankhamun'un mumyalanmış kalıntılarıyla birlikte bulunmuştu. Tarihçiler bu mezar sayesinde ölen bir kralın ne şekilde gömüldüğü, öteki dünyaya nasıl hazırlandığı konusunda önemli bilgiler elde etti.

Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Mısırlı arkeolog Monica Hanna, son olayın tarihi anıtlardan sorumlu kişilerin ilk ihmali olmadığını vurguladı. Hanna, 2006’da Sakkara piramidinin güney cephesinin hasar gördüğünü, 2007’de ise yine çok önemli bir arkeolojik miras olan Rosetta kentine ve El Ceyyusi Cami’ne zarar verildiğini belirtti.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish