Ana içeriğe atla

17 Aralık’tan bir yıl sonra: AKP’nin yarası kanıyor, Cemaat yenik

Türkiye’yi sarsan 17/25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarının birinci yıldönümündeki tabloda örtülen yolsuzlukların hayaletleriyle boğuşan bir Erdoğan iktidarı ve yolsuzluk operasyonlarıyla başlattığı açık savaşta yenilmiş bir Cemaat var.

Turkey's Prime Minister Tayyip Erdogan (C) addresses his supporters upon his arrival to Ataturk Airport in Istanbul December 27, 2013. A Turkish court blocked a government attempt to force police to disclose investigations to their superiors, officials said on Friday, in a setback for Erdogan's attempts to manage fallout from a high-level corruption scandal. REUTERS/Osman Orsal (TURKEY - Tags: POLITICS CRIME LAW CIVIL UNREST) - RTX16V6A

Türkiye’nin Nobel ödüllü romancısı Orhan Pamuk’un, yeni çıkan romanı “Kafamda Bir Tuhaflık” hakkında kendisiyle söyleşi yapan Cumhuriyet’e söyledikleri, bir yıl önce patlak veren büyük yolsuzluk skandalının süren etkisine nasıl baktığını yansıtıyordu...

Orhan Pamuk, 11 Aralık’ta yayımlanan söyleşinin bir yerinde, “Mevcut iktidara muhalefet etmek için o kadar haklı sebeplerimiz var ki...” diyor. Takip eden “Nedir onlar?” sorusuna da Pamuk şu cevabı veriyor: “İki tanesini söyleyeyim. Birincisi; düşünce ve ifade özgürlüğüyle baskıcı idare. İkincisi; 17 Aralık’tan sonra öğrendiklerimiz, yani ‘yakışıksız yolsuzluk’. Bu ikisi bu hükümete bir ömür boyu muhalefet etmek için yeterli sebep.”

Orhan Pamuk’un bu ifadeleri, 17 ve 25 Aralık 2013 tarihlerindeki operasyon ve soruşturmalarla hükümet hakkında gündeme getirilen yolsuzluk vakaları ve iddialarının toplum vicdanında yaralar açtığını gösteriyor. Ayakkabı kutularında istiflenmiş milyonlarca dolar, çikolata paketlerinde adreslerine teslim edilen rüşvet paraları, İran kökenli bir “işadamı” aracılığıyla yapılan devasa boyutlardaki altın kaçakçılığı, tutuklanan bakan çocukları, istifa eden ya da görevden alınan bakanlar, yasa dışı ya da yasal olarak kayda alınmış yüz kızartıcı yolsuzluk konuşmaları, 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarının toplum belleğine kazınmış sekanslarından bazılarını oluşturuyor.

O zaman başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP hükümeti önce yolsuzluk operasyonları ve soruşturmalarını durdurmak, sonra bunların üzerini örtmek için hukukun dışına çıkmak ve yargı bağımsızlığını ortadan kaldırmak pahasına olağanüstü çaba harcadı. İlk aşamada 25 Aralık soruşturmasının iktidara yakın işadamlarını hedef alan gözaltına alma operasyonları, yargıya müdahale edilerek engellendi. Bunun yanı sıra Erdoğan ve hükümet yanlısı medya, “17-25 Aralık”ı Emniyet ve yargıda örgütlenmiş Gülen Cemaati’nin hükümete karşı bir darbe girişimi olarak takdim etti.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish