Yaşadıkları pek çok bölgenin İslam Devleti’nin (İD) eline geçmesiyle durumları muazzam kötüleşen Iraklı azınlıkların radikal grupların saldırılarına karşı silah ve silahlı eğitim talep etmek dışında çaresi kalmadı. Belli bir azınlığın silahlandırılmasıyla sınırlı kalmayan bu talep, liderlerin, siyasi partilerin, aktivistlerin ve bireylerin çeşitli yollarla desteklediği kitlesel bir çağrıya dönüştü.
Yezidi Yüksek Ruhani Konseyi Başkanı Hadi Baba Şeyh, 7 Eylül’de uluslararası topluma seslenerek hâlen Sincar kentini kontrol eden İD’in tehdidine karşı Sincar Dağları’ndaki Yezidilerin silahlandırılmasını istedi. Konsey başkanı ayrıca geniş dini ve etnik çeşitliliğe sahip Ninova vilayeti ovalarında güvenli bir bölgenin oluşturulması için çağrıda bulundu. Bu, Bağdat ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) arasında ihtilaf konusu olan ve şu an büyük kısmı İD tarafından kontrol edilen bir bölge. 5 Ağustos’ta yüzlerce Yezidi, Dohuk vilayetinin kentlerinde düzenlenen kalabalık gösterilerde bölgelerini savunmak için silah talebinde bulundu.
Irak Türkmen Cephesi de 17 Ağustos’ta Türkmenlerin silahlandırılmasını, Telafer gibi İD kontrolünde olan ve Emirli gibi diğer Türkmen bölgelerinde İD’le savaşmak üzere gönüllü birliklerin kurulmasını istedi. Emirli geçtiğimiz günlerde kuşatmadan kurtarılmış olsa da cephe hattında bulunduğu için hâlen İD’in eline geçme riskiyle karşı karşıya.
Hristiyanlara gelince, onlar daha önce de savunma amaçlı silah ve uluslararası koruma talebinde bulunmuştu. Musul’un düşmesinin ardından bu çağrılar çoğaldı. İD, Musul’daki Hristiyanların mülklerine el koydu ve onları kentten sürdü. Bazıları ise bu radikal örgüt tarafından öldürüldü.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.