Suriye krizi üçüncü yılına girerken, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın iddia ettiği gibi bu savaşı rejimin kazandığını söylemek için erken. Ancak savaşı kaybetmediği de bir gerçek. Üstelik Esad kanlı iç savaş sürerken ona karşı yarışacak adaylar da dahil tüm demokratik aldatmacaları barındıran düzmece bir seçim yapabilecek kadar kendine güveniyor.
Esad'ın bu seçimlere katılması Suriye sahnesinden yakın bir zamanda çekilmeyi düşünmediğini gösteriyor, bilhassa da Rusya ve İran'dan aldığı güçlü destek sürdüğü müddetçe. Bunların hepsi Türkiye için kötü haber. Zira Esad'ın topyekun yenilgisine bel bağlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yönetimi, ülkeye Batılı güçlerin öncülüğünde bir askeri operasyon düzenlenmesi için de nafile ter düküyor.
Öte yandan, Türkiye'den askeri destek aldığı iddia edilen cihatçı örgüt El Nusra Cephesi de dahil muhalif örgütler umutsuzluk ve yenilgiyi kabullenmeye başlamış gibi duruyor.
Ancak, Ankara'nın Suriye'de izlediği rotayı değiştireceğine dair bir gösterge şu an için yok, her ne kadar diplomatların ve uzmanların çoğunluğu seçeneklerin tükendiğini düşünse de... Zira, Türkiye'nin biraz gönülsüz de olsa desteklediği Cenevre süreci bile ABD ile Rusya arasındaki Kırım gerginliği nedeniyle yarım kalmışa benziyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.