2 Mart’ta 2007’den sonra ikinci defa Türkiye’den sınır dışı edildim, bu defa İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan. Irak Kürdistanı’ndaki Amerikan Üniversitesi’nde düzenlenen Süleymaniye Forumu’na katılmak için aktarma yapmak üzere oraya inmiştim. Sebep: Kürtler hakkında yazıyor olmam.
Amacım, aralarında Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Al-Monitor yazarı Cengiz Çandar’ın da bulunduğu pek çok önemli analist ve yetkilinin konuşacağı konferansı izlemekti. Ne var ki gümrük kontrolünde Türkçe olarak “Irak’a gidiyorum, Türkiye’ye değil.’’ desem de Türkiye’den aktarma yapmama izin verilmedi.
Biri Kürt üç kişiyle birlikte sakıncalı yolcu olarak gece boyunca alıkondum. Ailesini ziyaret etmek için Erbil’e gitmek isteyen İranlı Kürt, bana Kürtçe olarak Kürtlerin bir ülkesi olmadığı için “hiç dostlarının olmadığını, sadece düşmanları olduğunu” söyledi.
Havaalanı güvenlik görevlileri, oda arkadaşımla Kürtçe konuşup konuşmadığımı merak etmiş olmalı. Yine de bize arkadaşça davrandılar. Hatta bize iki defa ayran ve McDonald’s yemeği ikram ettiler. Görevlilerden biri: “Ayran için, harika bir Türk içeceğidir.’’ dedi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.