Cenevre-2 görüşmelerinin Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad yönetimini etkin bir şekilde meşrulaştırdığı ve Ankara'nın Şam rejiminin bütün meşruiyetini kaybettiği konusunda ısrarcı olduğu düşünüldüğünde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yönetiminin Cenevre-2'ye ilişkin ne denli hevesli olduğu net değil. Ancak elbette, hem Erdoğan hem de Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu bu görüşmeleri desteklediklerini ve buradan sonuç alınmasını umduklarını dile getiriyorlar.
Öte yandan, Erdoğan'ın Cenevre-2 görüşmeleri başlamadan hemen önce ortaya çıkan ve iddiaya göre Esad rejiminin uyguladığı zulmün boyutlarını ortaya koyan korkunç fotoğrafları derhal benimsediğini görmek dikkate değer. Erdoğan bu görüntülerin uluslararası toplumun harekete geçmesi için yeterli olduğu konusunda ısrarcı.
Erdoğan bu sözlerle Esad ve Şam rejiminin devrilmesini kast ediyor ve Suriye krizinin başından bu yana bu konuyu gündeme getiriyor. Lakin masadaki tablo şüphesiz bu şekilde değil, zira uluslararası toplumun hedefi artık rejimle muhalefet arasında müzakerelerle varılacak siyasi bir çözüme doğru evrildi.
Bugün Erdoğan için asıl olan gerçek, koşulların Türkiye'yi nefret ettiği ve devrilmesini istediği bir rejimle aynı masaya oturmak zorunda bıraktığıdır. Taraflar arasındaki husumet Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim ile Davutoğlu'nun, 22 Ocak'ta Montrö'de başlayan Cenevre-2'nin açılış töreninde yaptıkları konuşmalara da yansıdı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.