Terörizm tehdidine karşı mücadele, dünyanın birinci önceliği olmaya devam ediyor. Çalışmalar muhtelif seviyelerde sürüyor. Birleşmiş Milletler de 2006’da benimsediği Küresel Terörle Mücadele Stratejisi’ni desteklemek ve uygulamak için politika düzeyinde geniş kapsamlı çalışmalar içinde. BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) ve ona bağlı kurumların bu çabalara paralel olarak El Kaide’ye karşı sahada verdiği mücadelenin ne kadar etkili olduğu ise muallak.
Lübnan’daki El Kaide bağlantılı terörist örgüt Abdullah Azzam Tugayları, 14 ve 28 Ocak’ta yaptığı basın açıklamalarıyla İran’a yeniden saldırmaya ant içti. 4 Ocak’ta Lübnan’da tutuklu olduğu sırada hayatını kaybeden Suudi Arabistan vatandaşı Macit El Macit’in komuta ettiği bu örgüt, 19 Kasım’da İran’ın Beyrut Büyükelçiliği’ne ve elçilik çalışanlarına düzenlenen hain saldırıyı da üstlenmişti. Saldırıda onlarca masum Lübnanlı sivil ve İran’ın Kültür Ataşesi İbrahim Ensari dâhil bazı elçilik çalışanları hayatını kaybetmişti.
Olaydan birkaç saat sonra yaptığı açıklamada saldırıyı güçlü ifadelerle kınayan BM Güvenlik Konseyi “saldırganların adalet önüne çıkarılması gerektiğine” vurgu yaptı. Ancak BMGK, çoktandır El Kaide’ye karşı açıklama yapmanın ötesine geçmiş durumda. Konsey, 1999’da “El Kaide terörizmine” karşı bir yaptırımlar rejimi oluşturmuştu. Havadan ve denizden tehditler dâhil terörizmin farklı boyutlarına ilişkin kimi anlaşmalar yürürlükte olsa da hukuki açıdan terörizmin herkesçe kabul edilen kapsamlı bir tanımı yok. Lakin terör örgütü olarak El Kaide, BMGK için bir istisna. Konsey, 15 Ekim 1999’da 1267 sayılı komiteyi kurarak El Kaide ve onunla bağlantılı şahıs ve kuruluşları terörist olarak kabul etti. Söz konusu komite, örgütle bağlantısı belirlenen şahıs ve kuruluşlara yaptırım uygulamaktan sorumlu. Komitenin yetkisi, BM Şartı’nın 7. Bölümü gereğince kabul edilen bazı kararlara dayanıyor. Buna göre “mal varlığının dondurulması”, “seyahat yasağı” ve “silah ambargosu” şeklindeki yaptırımların teröristlere katı bir şekilde uygulanması gerekiyor.
El Kaide, ABD'deki 11 Eylül olaylarının ardından ciddi bir taarruzla karşılaştı. BM'nin, 7. Bölüm kapsamında o zamanlar yeni oluşturulan terörle mücadele mekanizması da teröre karşı savaşın doruğa ulaştığı günlerde destekleyici bir işlev gördü. Bu çabalara şu ana dek ciddi bir itiraz olmadı, terörle mücadele mekanizması da 14 yılı aşkın bir zamandır sürüyor. Ancak, El Kaide bağlantılı grupların Yemen, Irak, Suriye ve Lübnan gibi ülkelerde yeniden hortlamasıyla pek çok kişi, El Kaide'ye karşı terörle mücadele mekanizması, yakın ortaklar diye tanımlanabilecek kimi aktörlerin siyasi mülahazaları ve menfaatleri adına değişti mi ya da değişiyor mu, diye soruyor. Birçok gözlemciye göre bu durum, terörizme işlevsel yaklaşım ve çifte standartlara dair eski tartışmaları da andırıyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.