Türkiye ve AB ilişkilere yeni soluk kazandırmaya çalışıyor
Ankara ve Avrupa Birliği yarım asra dayanan ve bir iyi bir kötü seyreden ilişkilere rağmen, Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin sorunları aşmaya çalışıyor.
Pek çok araştırma, tarihi yarım yüzyılı bulan Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin sıradan Türk vatandaşları için cazibesini kaybettiğini gösteriyor. Bu şaşırtıcı değil. Zira Avrupa'daki bazı çevreler Türkiye'nin Avrupalı olmadığı ve bu nedenle de birliğe giremeyeceği de dahil şu ya da bu gerekçeyle Türklerin içindeki AB üyeliği hevesini söndürmek için elinden geleni yaptı.
"Bisiklet" bu ilişkileri anlatmak için kullanılan yaygın bir örnektir, zira pedallar yeterince çevrildiği için ilişkilerde durma yaşanmadı. Lakin Ankara'nın 2005'te başlayan üyelik müzakereleri kaplumbağa hızıyla ilerliyor ve bu yolun sonu görünmüyor.
Ne var ki, bu durumu değiştirmek için bazı girişimler söz konusu ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın AB'nin üst düzey yetkilileri ile görüşmek için Ocak'ta Brüksel'e gitmesi planlanıyor.
Normal koşullar altında Erdoğan'ın aday ülke başbakanı olarak sık sık Ankara-Brüksel yolunu arşınlaması gerekirdi. Oysa, Erdoğan'ın Ocak'taki ziyareti neredeyse dört yıl aradan sonra geliyor ve bu da ilişkilerdeki gerilemeyi gösteriyor.