Ana içeriğe atla

Türk Siyasetinde Yaftalama ve Karalama Akımı

 Türk Siyasetinde Yaftalama ve Karalama Akımı

Turkey's Prime Minister Tayyip Erdogan walks to his plane as he leaves for Turkmenistan, at Esenboga Airport in Ankara August 15, 2013.  Erdogan called on Thursday for the U.N. Security Council to convene quickly and act after what he described as a massacre in Egypt, during a news conference in Ankara. REUTERS/Umit Bektas (TURKEY - Tags: POLITICS) - RTX12M4A

24 Ağustosta Başbakan  Recep Tayyip Erdoğan, memleketi Rize’de konuştu. Konuşmasından gazetelere yansıyan en önemli başlık Erdoğan’ın ABD’nin kınamasına verdiği cevaptı.  ABD, Erdoğan’ın Mısır darbesinin arkasında İsrail’in bulunduğuna dair sözlerini kınamıştı. Erdoğan, “ben İsrail’e söyledim neden ABD cevap verdi” diye sordu. Ayrıca binlerce mil öteden Ortadoğu’ya müdahale edenlere sessiz kalanlar, bu bölgenin kanını ve petrolünü içenler, Türkiye’nin Ortadoğu’daki insani çabaları hakkında eleştiri getirmemelidirler diye ekledi.

Erdoğan’ın bu ateşli konuşma şekli artık Türk siyasetine kişisel damgasını vurdu. Erdoğan’ın karizmatik ve güçlü görüntüsünün en önemli nedenlerinden birisi güçlü hitabeti. Türk halkı bu tarzı çok beğeniyor.

Erdoğan kelimelerine hakim konuşuyor. Erdoğan’ın bu etkili hitabeti halkı bilgilendirirken, görüşlerini paylaşırken, politika başarılarını anlatırken halk üzerinde oldukça etkili oluyor.

Erdoğan’ı dinlerken uyuklayanlar azdır. Ancak madalyonun bir de öteki yüzü var. Yani Erdoğan kızdığı zaman “naming” yaftalama ve karalama yöntemlerine başvuruyor. Yani siyasi muhaliflerine karşı ‘ad hominem’ saldırısına geçiyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish