Ana içeriğe atla

Başbakan Erdoğan ve Türkiye’nin Kaçırdığı Fırsatlar

Başbakan Erdoğan ve Türkiye’nin Kaçırdığı Fırsatlar

People stand facing Ataturk Cultural Center during a protest at Taksim Square in Istanbul June 18, 2013. Performance artist Erdem Gunduz became the new symbol of anti-government protests in Turkey on Tuesday after his eight-hour vigil in Taksim Square earned him the nickname "the Standing Man". Gunduz said he was protesting in solidarity with demonstrators who were evicted at the weekend from Gezi Park adjoining Taksim, an intervention by police that triggered some of the most violent clashes to date. What

Geçtiğimiz günlerde iki Al-Monitor yazarı Türkiye’nin Avrupa’nun ve Ortadoğu’nun “sağlıklı adamıyken” nasıl hızla bölgesinin “ıssız adamı” olduğunu sordular.

Aslında sorunun cevabı tarih meraklılarının sıksık kullandığı karşıolgusalarda – “öyle olmasaydı da şöyle olsaydı” sorusunda yatıyor: Büyük İskender daha uzun yaşasaydı ve yeni yerler fethetseydi ne olurdu? Amerika’yı Avrupalılar değil de Çinliler “keşfetseydi” ne olurdu? Bu tip sorular geyik muhabbeti gibi gözükse de tarihte varolan alternatifleri araştırmak bizlere geçmişi ve bugünü daha da derinden anlama yeteneği kazandırır.

Bu noktadan hareketle şu soruyu sormakta fayda var: geçtiğimiz birkaç yıl içinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümeti kritik kavşaklarda farklı şekilde davransalardı ne olurdu?

Bu fikir jimnastiğine Kürt sorunuyla başlamak yerinde olur zira Kürt sorunu Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki en büyük engel. Son otuz senede PKK militanları ve güvenlik güçleri arasındaki çatışmalarda yaklaşık 40,000 insan hayatını kaybetti. Çatışma ortamı Türkiye’nin sosyal, iktisadi, ve siyasi gelişimine ket vurdu. Peki, Türkiye Kürt sorununu çözmüş olsaydı ne olurdu?

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish