Tayyip Erdoğan, bütün ülkeyi sarsan, Türkiye’nin uluslararası alanda yükselen profiline gölge düşüren ve 10 yılı aşkın iktidarında karşı karşıya kaldığı en büyük krizi ifade eden “Gezi Parkı Direnişi”nin ilk 48 saati içinde yapması gerekeni 16. günde yaptı ve Direnişçilerden 11 kişilik bir heyeti kabul ederek 5 saat görüştü.
Aslında Direniş’in 10. gününde de 12 Haziran Çarşamba günü yaptığını yapabilirdi. Yani, dört günlük Kuzey Afrika gezisinden dönüşünde. İstanbul Atatürk Havaalanı’na 7 Haziran Cuma günü sabaha karşı binlerce kişi toplayıp, “savaş nutku” atacağına, o gün, 11 kişiyi Ankara’da kabul etse, şimdiki durum çok farklı olabilirdi.
Geciken ve yarım yamalak çözümler çözüm olamıyor. Nitekim, Ankara’daki 5 saatlik toplantıdan sonra da, “cok gec, cok az” diye nitelendirilecek bir sonuç çıktı. Toplantıda, Başbakan Erdoğan ve İçişleri, Kültür, Şehircilik bakanlarının yanısıra hazır bulunan iktidardaki Ak Parti’nin ileri gelenlerinden, eski bakan ve şu andaki parti sözcüsü Hüseyin Çelik, “Gezi Parkı”nın kaderinin belirlenmesi için Türkiye’de değil ama İstanbul’da referanduma gidilebileceğini söyledi. Ardından da “Artık Park’ın boşaltılması gerektiğini” bildirdi. Zaten, Başbakan Erdoğan’ın İçişleri Bakanı’na “Bu işi 24 saat içinde bitirin” şeklinde talimat verdiği haberleri yayılmıştı.
Gezi Parkı direnişçileri ve temsilcilerinin “referandum ihtimali” ile tatmin olacaklarını sanmak gerçekçi değil. Esasen, direnişin başına çeken 80 dolayındaki sivil toplum orgutunden oluşan “Taksim Platformu”, referandumu kabul etmeyeceğini ve Park’tan çekilmeye niyeti olmadığını açıkladı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.