Ana içeriğe atla

“Gezi Kuşağı” Türkiye’yi terk ediyor

2013 yazında iyi eğitimli ve donanımlı genç kuşak mensupları Türkiye’deki otoriter yönelime karşı tepkilerini sokağa inerek göstermişlerdi. 2018 Türkiye’sinde artık bunun imkânı kalmadığı için “Gezi kuşağı” olarak da adlandırılan bu gençler arasında geleceklerini başka ülkelerde arayanların sayısı hızla artıyor.

Protesters watch a film in Gezi park in Istanbul's Taksim square early June 14, 2013. Turkish protesters said on Friday Prime Minister Tayyip Erdogan had pledged not to push ahead with plans to redevelop an Istanbul park until a court ruled on the project, in what they heralded as a positive sign after two weeks of protest.  REUTERS/Osman Orsal (TURKEY - Tags: CIVIL UNREST POLITICS) - GM1E96E10DE01

Uzun yıllar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın baş danışmanlığını yapan ve 24 Haziran seçimlerinden sonra Sanayi ve Teknoloji Bakanı olarak atanan Mustafa Varank, 13 Eylül’de İstanbul’daki bir fuarın açılış töreninde konuşurken, “Yıllardır yetişmiş insan kaynağımızı adeta bir beyin göçü ile maalesef kaybediyoruz” dedi. Türkiye’de iktidar mensuplarından duyulmasına alışık olunmayan türde bir itiraftı bu.

Varank’ın bu sözleri, Türkiye’nin rekabetçi ve müreffeh bir ülke haline gelebilmek için elindeki yegâne stratejik varlık olan iyi eğitimli genç nüfusunu, dramatik bir beyin göçü sonucunda hızla yitirmekte olduğunu gösteren yeni verilerle destekleniyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 6 Eylül’de açıkladığı göç istatistiklerine göre “ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel” nedenlerle Türkiye’den göç edenlerin sayısı 2017’de bir önceki yıla göre yüzde 42,5 artarak 253 bin 640 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 42,2’si 25-34 yaş grubundan, yüzde 57’si de İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa ve İzmir gibi büyük kentlerden. Kısaca, Türkiye’den göç edenlerin yarısı genç ve kentli.

Türkiye’den beyin göçünü bir yıl içinde yüzde 42,5 gibi çok yüksek bir oranda artıran faktör, 2016 ve 2017’de meydana gelen siyasi kırılmalardı. 15 Temmuz 2016’daki başarısız darbe girişimi ve ardından 20 Temmuz’da ilan edilen olağanüstü hal nedeniyle hak ve özgürlüklerde yaşanan büyük daralmayı, 2017’de otoriter başkanlık rejiminin anayasasının onaylandığı 16 Nisan referandumu izledi. 2018’de ise 24 Haziran seçimlerinin Erdoğan iktidarı tarafından kazanılması sonucunda otoriter başkanlık rejimine geçişin tamamlanması ve bu gelişmeyi izleyen ekonomik kriz tablosunun dışarıya göçü hızlandırması beklenmelidir.

Kamuoyu araştırma şirketi “İstanbul Ekonomi Araştırma”nın Al-Monitor’la paylaştığı veriler bu öngörüyü destekliyor: 2018’in ağustos ayı içerisinde Türkiye genelinde 2500 kişi ile yapılan bir araştırmada, 24-35 yaş arası gençlere “5 milyon TL’leri (780 bin USD) olması halinde ne tür bir yatırım yapacakları” sorulmuş ve bu gençlerin yüzde 10’u yurtdışında iş kuracaklarını, yüzde 8’i de yurtdışında ev alacaklarını söylemişler. Şirketin Genel Müdürü Can Selçuki, “ekonomik koşulların ağırlaşmasının hayat pahalılığı ve iş piyasası üzerindeki etkilerinin genç beyaz yakalıların gitme iştahını artıracağını” öngörüyor.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish