Ana içeriğe atla
Analysis

ABD ve İran’ın talepleri anlaşma alanı bırakmıyor

Savaş öncesinde zaten çetin olan müzakereler, İran’ın sertlik yanlısı yeni yöneticileri ile daha da zorlu bir hâl aldı.

US President Donald Trump attends the National Republican Congressional Committee's annual fundraising dinner at Union Station on March 25, 2026, in Washington, DC.
Washington DC’de Union Station’da düzenlenen Ulusal Cumhuriyetçi Kongre Komitesi’nin yıllık bağış toplama yemeğine katılan ABD Başkanı Donald Trump, 25 Mart 2026 — Chip Somodevilla/Getty Images

VAŞİNGTON — Trump yönetimi, ABD ile anlaşmayı reddetmesi hâlinde İran’ı “daha fazla ölüm ve yıkım” ile tehdit ediyor ancak analistlere göre askeri baskıyı artırarak Tahran’ın duruşunu değiştirmek pek olası değil.

İran ABD’nin bu hafta sunduğu 15 maddelik plana ayak diredi. Planda, başka koşulların yanı sıra İran'ın nükleer programının sonlandırılması ve füze kullanımına sert kısıtlamalar konulması öngörülüyor. 26 Mart’ta kabine toplantısında konuşan ABD'li müzakereci Steve Witkoff, İran'ın bu planı Pakistan aracılığıyla aldığını ve “bir çıkış yolu aradığını” söyledi.

Ne var ki İran’ın kamuoyunda sergilediği tavır bundan oldukça farklı. İran’ın öne sürdüğü beş maddelik talep paketinde ABD’nin geleceğe dönük saldırmama güvencesi vermesi ve saldırıların neden olduğu zararı tazmin etmesi gibi talepler yer alıyor. İran ayrıca Hürmüz Boğazı'ndaki trafiği kontrol etme hakkı olduğunu iddia ediyor ve bunun tanınmasını talep ediyor.

Analistlere göre İran'ın karşı önerisi bilinen bir taktik: Tahran, Washington tarafından reddedileceği belli olan, aşırı bir başlangıç pozisyonu belirleyerek, ileride vereceği tavizleri makul bir uzlaşı olarak lanse edebilecek. 

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish