Türkiye’nin 30 kilometre derinliğinde güvenli bölge planını hayata geçirmek üzere seferber ettiği muhalif güçler kendi aralarında savaşa tutuştu. Afrin, El Bab ve Cerablus’a yayılan çatışmalar hem Türkiye’nin güvenli bölgeler için ele geçirilecek yeni bölgelere yerleştireceği muhaliflerin ahvali hem de bu grupların yeni savaşa hazırlık düzeyi hakkında şüpheler uyandırıyor. Ayrıca sonradan arabuluculuk için devreye girse de Türkiye’nin önleyici bir pozisyon almaması ve çatışmalardan terör örgütleri listesindeki Heyet Tahrir el Şam’ın (HTŞ) yararlanıyor olması başka senaryolara kapı aralıyor.
Bir tarafta Suriye Milli Ordusu (SMO) haftalardır Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) güdümünde Menbic ve Tel Rıfat için askeri tatbikat yapıyor, yeni sevkiyatlarla cephe hatlarını tahkim ediyor ve harekete geçmek için emir beklediklerini açıklıyor. Tam anlamıyla savaşa beş kala görüntüsü. Diğer tarafta birlikten eser olmayan başka bir görüntü var.
Ahrar’uş Şam ile Cephet’üş Şamiye’nin (Şam Cephesi) odağında olduğu kriz, sonunda SMO bileşenlerinin Cephet’üş Şamiye’den, HTŞ’nin Ahrar’uş Şam’dan yana tavır aldığı büyük bir çatışmaya dönüştü. 18 Haziran’da Cephet’üş Şamiye, Fırat Kalkanı Harekâtı ile kontrol edilen El Bab kırsalında Ahrar el Şam’a saldırdı. El Vaş, Dover el Hava, Kaar Kalbin, Aşdod, Baran, Baruza, Tel Battal ve Abla’da Ahrar’uş Şam-Doğu Kanadı’nın karargâhları ele geçirilip 50 kişi rehin alındı. Çatışmalar Cerablus’a da sıçradı. Cephet’üş Şamiye ayrıca Zeytin Dalı ile kontrol edilen Afrin’deki Ahrar el Şam milisleri ve ailelerini bölgeden atmak için harekete geçti.
Ceyş’ul İslam (İslam Ordusu) da çatışmalarda Cephet’üş Şamiye’nin safında yer aldı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.