Ana içeriğe atla

Astana Türkiye’ye hak verip önünü kesti

Rusya ve İran, Astana’da Kürtlerin liderliğindeki özerk yönetimi reddeden ifadelerle Türkiye’yi teskin etme yoluna gitti. Bunun yanı sıra yeni askeri harekâtın önünü kesecek şekilde Rus çözüm önerisi bildiriye ustalıkla sokuldu. 

Astana
A general view shows Syrian regime representatives, opposition delegates and other attendees as they take part in the plenary session of Syria peace talks brokered by Iran, Russia and Turkey in Astana on November 29, 2018. — STANISLAV FILIPPOV/AFP via Getty Images

Türkiye’nin Rusya ve İran’la birlikte garantör olduğu Astana Platformu’nun 18’nci buluşmasında Ankara Suriye’nin kuzeyine yeni askeri harekât için beklediği desteği bulamadı. Bununla birlikte sonuç bildirisinde Halk Koruma Birlikleri (YPG), Suriye Demokratik Güçleri (SDG) veya Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) adı zikredilmeden özyönetimi hedef alan ifadelere yer verilerek Ankara’nın hassasiyetleri okşandı.

Kazakistan’ın başkenti Nur Sultan’da (Astana) 15-16 Haziran’da yapılan toplantıda, Dışişleri Bakanlığı Suriye Genel Müdürü Büyükelçi Selçuk Ünal, Kremlin’in Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentiyev ve İran Dışişleri Bakanı’nın kıdemli danışmanı Ali Asgar Hacı başkanlığındaki heyetlerin yanı sıra Suriye yönetimi ve muhaliflerin temsilcileri katıldı. Resmi olarak gündemde Suriyeli sığınmacıların geri dönüşü için koşulların sağlanması, insani ve ekonomik durum, Cenevre’deki Anayasa Komitesi çalışmaları, siyasi çözüm için güven artırıcı önlemler, tutuklu ve rehinelerin bırakılması gibi konular vardı. Toplantı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye’nin kuzeyinde 30 kilometre derinliğinde güvenli bölge hedefi için Tel Rıfat ve Menbic’i öncelikle hedefe koyduğu yeni operasyon hazırlıklarının gölgesinde geçti. 

Rus temsilci Lavrentiyev toplantı başlamadan önce gazetecilere yaptığı açıklamada "Türkiye'nin bir askeri operasyon gerçekleştirme olasılığı mantıksız, akıldışı. Bu, bölgelerde gerginliğin tırmanmasına ve yeni bir askeri çatışmaya yol açacaktır" sözleriyle Moskova’nın tutumunu net bir şekilde ortaya koydu. Lavrentiyev, Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliğinin önlenmesi karşılığında Türkiye’nin operasyonuna göz yumulacağı iddiasını “Yok böyle bir şey. Pazarlık yapmıyoruz. Bölgedeki müttefiklerimizden vazgeçmiyoruz” diyerek reddetti. İran temsilcisi de Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi egemenliğinin korunması yönündeki hassasiyetlerini tekrarlarken Rusya ile pozisyonlarının örtüştüğünü dile getirdi. 

Suriye heyetinin başkanı Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayman Sosan ise BM yetkilisi Robert Dann ile görüşmesi sırasında BM’yi Erdoğan’ın saldırgan politikalarını önlemek için sorumluluk almaya davet etti. Dann da Suriye’nin egemenliğine saygı gösterilmesi ve gerilimi artıracak hareketlerden kaçınılması gerektiği yönündeki BM Sözcüsü Stephane Dujarric’in sözlerini hatırlattı.

SUBSCRIBER EXCLUSIVE

Continue reading this exclusive analysis

Original reporting and analysis unavailable elsewhere. Subscribe to AL-MONITOR to read this story and access everything we publish