HAYKADZOR/ERİVAN, Ermenistan — Ermenistan’ın uzun yıllardır kapalı olan Türkiye sınırının hemen dibindeki Haykadzor köyünde, yüzü güneş kavruğu 70 yaşındaki çiftçi Boris Davutyan ülkesinin tarihsel hasmı Türkiye’yle barıştan yana olduğunu söylüyor. “Ticaret için iyi olur” diyor ve Türkiye-Ermenistan sınırını oluşturan Arpaçay Nehri’ne doğru işaret ederek ekliyor: “Sovyetler zamanında nehre iner, Türklerle beraber sigara tüttürür, votka içerdik. Osmanlı’nın bize karşı işlediği soykırım 100 sene önceydi. Geleceğe bakmak lazım, geçmişe takılıp kalmak değil.”
Köyün 117 kilometre güneydoğusunda, Ermenistan’ın başkenti Erivan’ı tepeden gören rüzgârlı bir mezarlıkta Armen Poghosyan tek oğlunun mezarına uzun uzun bakıyor. Başı öne eğik, bedeni acıdan kaskatı kesilmiş… 19 yaşındaki oğlu ve silah arkadaşları, zirvesi karla kaplı Türkiye tarafındaki Ağrı Dağı’nın karşısında bulunan bu tepede toprağa verilmiş ve o buraya her gün geliyor.
Oğlu Barsegh, Ermenistan ile Azerbaycan arasında 27 Eylül 2020’de başlayarak 44 gün süren savaşta hayatını kaybeden 3 bin 825 Ermeni’den biri. Poghosyan, savaşın başlamasından bir gün sonra kaybettiği oğlunu anlatırken, “Ya topçu ateşiyle ya da insansız hava aracıyla öldürüldü, tam olarak bilmiyoruz. (…) Türkiye asırlardır düşmanımız. Evlatlarımızın kanıyla sarhoş olanlarla dost olamayız” diyor.
Ermenice “üç tepeli” anlamına gelen Yerablur adındaki bu alan, savaşta ölenlerin mezarlarıyla dolu. Çoğunun yaşı 30’un altında. Kül rengi bazalttan yapılmış mezar taşlarına çocuksu bir neşe saçan simaları oyulmuş.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.