Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan savunma sanayii ürünlerinin ihracatını genişletme konusunda büyük hevesler taşıyor ama izlediği dış siyaset ayaklarına dolanıyor. Özellikle Karabağ savaşında Bayraktar TB2 silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) performansından sonra Türk savunma sanayine yönelik ilgi arttı. Irak hükümeti de TB2’nin yanı sıra ATAK helikopterlerinden edinmek için Türkiye’den teklif istedi. Ancak Bağdat’ın silah alımını koşullara bağlama niyeti pazarlık sürecini yokuşa sürüyor.
Irak Savunma Bakanı Cuma İnad Sadun ağustosun sonunda "Türkiye'den Bayraktar TB2, 12 adet T129 ATAK helikopter ve altı adet insansız hava araçlarına (İHA) karşı (KORAL elektronik) savunma sistemleri satın almak için teklif ve sözleşme istedik. Bayraktar SİHA alımı konusunda uzlaşmaya vardık" demişti. Sadun 19 Ağustos’ta Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile birlikte İstanbul'da Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'na (IDEF'21) katılmıştı.
İran ile ABD arasındaki siyasi-askeri rekabetin arasında kalan Irak’ın savunma alanında Türkiye’ye ilgisi heyecan yaratmıştı. Özellikle yeniden canlanıp saldırılarını artıran İslam Devleti (İD) ile mücadele için Irak bu tür silahlara ihtiyaç duyuyor. ABD muharip güçlerini çekmeye hazırlanırken Irak’ın öz savunma sistemlerindeki yetersizlik de bu ihtiyacı katlıyor.
Al-Monitor’un pazarlıklara vakıf bir kaynaktan edindiği bilgilere göre Irak tarafı bu teklifi ilk olarak Akar’ın 18 Ocak’taki Bağdat ziyareti sırasında gündeme getirdi. Ancak teknik görüşmelere geçildiğinde Türk tarafının karşısına Dışişleri Bakanlığı, Savunma Bakanlığı ve Su Kaynakları Bakanlığı gibi farklı yönetim birimlerinden gelen dosyalar konuldu. Silaha karşılık Türkiye’den Dicle ve Fırat nehirlerinden gelen suyun miktarını artırması ve Musul yakınlarındaki Başika Üssü’nün boşaltması gibi koşullar öne sürüldü. Irak tarafı Kürdistan İşçi Partisi’ne (PKK) yönelik askeri operasyonların genişletilmesinden de rahatsız. Fakat PKK’nin kuzeydeki kamp alanlarının dışına, Şengal ve Mahmur’a kadar genişleyen askeri operasyonlar Bağdat’ta tartışmalar yaratsa da Irak yönetimi bu konuda Türkiye’ye söz geçiremeyeceğinin farkında. Bu yüzden meselenin bu boyutu doğrudan bir ön şart olarak masaya gelmiyor. Buna karşın Başika Üssü ve su kıtlığı kamuoyunu etkileyen mesele olarak daha fazla öne çıkıyor. Bu iki konuda Türkiye’den alınacak taahhüdün siyasi getirisinin fazla olacağı hesabı yapılıyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.