İsrail’le normalleşme ve Katar üzerindeki ablukanın kaldırılması başta olmak üzere Körfez’deki son diplomatik açılımların arkasında ortak bir itici güç var: Bölge genelinde doğrudan yabancı yatırımların dibe vurması.
Eylül 2020’deki Abraham Anlaşmaları ile İsrail’le diplomatik ilişki kuran Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’i Sudan ve Fas izledi. Bahreyn, BAE ve Mısır’la birlikte Katar’a abluka uygulayan Suudi Arabistan ise uzun zamandır süren bu kavganın yumuşamasına önayak oldu. Görünen o ki 2020 yılı anlaşmazlıkların çözümü için Körfez’e güçlü gerekçeler sundu.
Pazardaki arz fazlası Körfez ülkelerinin gelir akışını vururken, küresel pandemi petrol talebini düşürdü. Alternatif enerjinin hem daha iyi bir yatırım hem de siyasi paratoner olduğu konusunda giderek fikir birliği oluşuyor. Mali politikaları sıkılaştırmak, yeni vergiler ve harçlar uygulamak, borçlanmak ve dışarıdan yeni yatırımlar çekmek tek çare olarak görünüyor.
BAE için İsrail önemli bir dış yatırım kaynağı, teknolojiye erişim, yeni turistler ve emlak alıcıları anlamına geliyor. Abraham Anlaşmaları’ndan bu yana 50 bin İsrail vatandaşının BAE’yi ziyaret ettiği bildiriliyor. Katar’ın bağışlanması ise Suudi Arabistan’ın dört gözle turist ve yatırımcı beklediği anlamına geliyor. Üstelik Katarlılar kara sınırını arabayla geçerek Suudi Arabistan’a ulaşabiliyor.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.