Bir tarafta Türkiye diğer tarafta Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır’ın Libya savaşını büyüten hamleleri uluslararası kamplaşmayı giderek keskinleştiriyor. Türkiye’nin insansız uçaklarla savaşa müdahil olması dengeleri değiştirirken taraflar arasındaki gerilim tehditkâr boyut kazandı.
Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı güçler, Türkiye’nin askeri koordinasyon ve insansız uçak desteğiyle Halife Hefter’in Libya Ulusal Ordusu karşısında kaybettiği yerleri geri aldı. Trablus güçleri, 25-26 Mart’ta Vatiyye Hava Üssü’nü ele geçirmek için başlattıkları Barış Fırtınası Harekâtı ile hezimete uğrayıp Tunus sınırına kadar sahil bölgesini kaybetmişti. Kaybedilen yerler arasında Ziltin, Rikdalin, El Asse, El Cumeyl ve Ebu Kemaş’ın yanı sıra Tunus sınırındaki Ras El Cedir kapısı da vardı.
Son gelişmeler “Türkiye’nin dostları kazanıyor” ya da “Türkiye’nin Libya stratejisi Hefter’i savunmada bırakıyor” yorumlarına yol açtı. Hefter’in destekçilerinin buna nasıl yanıt vereceği beklenirken Doğu Akdeniz’deki doğalgaz kavgasında saf tutan Mısır, Kıbrıs, Yunanistan ve Fransa, BAE’yi de yanlarına alarak Türkiye’yi bölgede pek çok yerde krizleri tırmandırmak ve istikrarsızlık yaratmakla suçladı. Türk Dışişleri Bakanlığı ise altta kalmayıp bu beş ülkeyi “halkların demokrasi ümitlerini darbeci diktatörlerin fütursuz saldırganlığına kurban etmek” ile itham etti ve açıklamasında Fransa’ya özel yer ayırdı: “Suriye’de bir terör devletçiği kurma emellerine ağır bir darbe vurduğumuz Fransa’nın Türkiye’ye karşı oluşturulan şer ittifakının hamiliğine soyunduğu anlaşılmaktadır.”
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da artık dış politikanın düşman listesine giren BAE’yi Somali’de Şebab örgütünü desteklemek, Yemen’i bölmeye çalışmak ve Libya’da kaos çıkarmakla suçladı.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.