Sağlam bir ekonomi olmadan aktif dış politika yürütülemeyeceğini öğütleyen siyaset guruları bir kez daha haklı çıkıyor. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin atılgan dış politika söylemi artık Türk askerinin Suriye ve Libya’da cephelere sürülmesiyle rüyalarına kavuştu. Ne var ki haftalardır farklı başkentlerde çaresizce yürütülen merkez bankaları arasında swap arayışından da anlaşıldığı üzere yüksek maliyetli dış politikayı sürdürecek bir bütçe kalmadı. Haliyle hükümet koronavirüs salgınının yarattığı olağanüstü durumu fırsata çevirerek kavgalı ortaklarıyla yeni sayfalar açma gereği duyuyor.
Gülümseten jestler ABD’ye hitaben başlayıp Avrupa Birliği’ne (AB) yönelik uzlaşmacı açıklamalarla sürdü. Bunları Doğu Akdeniz’deki enerji denkleminde önemsenen İsrail ile sıcak mesajlaşmalar izledi.
Her adımın altında ekonomi yatmıyor elbette. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2016 darbe girişiminden bu yana artan oranda Avrasyacı kanatların kuşatması altında. Erdoğan bu kuşatmanın başka bir darbe senaryosunu tetikleyip kendi sonunu getirmesinden korkuyor. Bu yüzden Amerika’yla fabrika ayarlarına dönme ihtiyacı öne çıkıyor.
Bu minvalde Rusya’dan alınan S-400 savunma sisteminin çalıştırılmasını ertelemek için koronavirüs bahanesi Hızır gibi yetişti. Erteleme kararı Başkan Donald Trump’ın Erdoğan’ı kayıran çizgisini sürdürmesinde önemli bir kolaylık. Buna paralel olarak Erdoğan, 29 Nisan’da Trump’a mektup yazıp “Suriye ve Libya başta olmak üzere, bölgemizdeki son gelişmeler, Türk-ABD ittifakının en güçlü şekilde sürdürülmesinin ne kadar önemli olduğunu göstermiştir” mesajı verdi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.