Türkiye’nin ekonomik dengeleri bozulduğunda, halkın geçim sıkıntısı arttığında hep Suriyelilere yapılan yardım akla geliyor. Çünkü acil ihtiyaç nedeniyle Merkez Bankası’nın “savaş” gibi beklenmedik durumlar için tuttuğu “ihtiyat akçesini” bile kullanmak zorunda kalan hükümetin, 3 milyon 622 bin Suriyeliye 2011 yılından bu yana yaptığı harcama 40 milyar doları aştı.
Bugünkü kurla hesaplandığında (1 dolar 6 lira 70 kuruş üzerinden hesaplanmıştır) tam 268 milyar lira. Buna karşılık korona virüs salgını nedeniyle Türkiye’de zor duruma düşen küçük ve orta ölçekli işletmeler ve dar gelirli vatandaşlar için açıklanan yardım paketi 100 milyar lira. Paketin büyüklüğü Suriyelilere harcamanın yarısı kadar bile değil.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü Faik Öztrak, vergilerle sağlanan gelirin Suriyelilere harcandığını hatırlatarak “Devlet şimdi kendi milletine bakamayacak durumda mı?” diye sordu. Al-Monitor’un sorularını yanıtlayan Öztrak, devletteki hesapsız harcamaların sadece Suriyelilerle sınırlı olmadığını; salgın nedeniyle köprü ve otoyollardan geçiş yapılmadığı, havalimanları büyük ölçüde kullanıma kapatıldığı halde “müşteri garantisi” verildiği için bir avuç müteahhidin cebine milyarlarca lira aktarıldığını söyledi. Öztrak “Vatandaşlar sağlık ve iş arasında bir tercihe zorlanıp eve kapatıldı. Eğer insanların evde kalmasını istiyorsanız geçimleri için asgari bir geliri sunmak zorundasınız” dedi.
Al-Monitor’a konuşan eski Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcısı CHP’li Umut Oran ise yardım paketinin yetersiz olduğunu belirterek en az Suriyelilere harcanan para kadar bir desteğin zor durumdaki vatandaşlara dağıtılmasını istedi. Oran, “Bu günleri atlatmak için fakir insanlarımıza üç ay boyunca asgari ücret [net 2 bin 324 lira] düzeyinde destek verilmeli, üç ay sonra durum yeniden değerlendirilmelidir” önerisini getirdi.
AL-MONITOR All-Access gives you unlimited access to all our journalism, the full Daily Briefing, exclusive interviews, premium newsletters, and live events — for less than $2/week.